1912'de henüz 8 yaşındaki oğlu Mehmet'i geride bırakarak Balkan Savaşı'na katılan Çetmili Kara Ali Çavuş, tam 11 yıl boyunca farklı cephelerde savaştı. Balkanlar'dan Galiçya'ya, Hicaz'dan Yemen ve Kafkasya'ya kadar birçok cephede görev yapan Kara Ali Çavuş, Milli Mücadele'nin başlamasıyla Anadolu'ya dönerek Kurtuluş Savaşı'na katıldı. Yıllar önce evinden ayrılan Kara Ali Çavuş'un yolu, Büyük Taarruz sırasında bu kez asker olan oğlu Mehmet'le kesişti. 19 yaşındaki Alay Sancaktarı Mehmet Onbaşı, yıllar önce geride bıraktığı oğluydu.
Başkomutan Meydan Muharebesi'nin en çetin günlerinde baba ve oğul savaş meydanında birbirine kavuştu. Ancak bu buluşma uzun sürmedi. Çetmili Kara Ali Çavuş, 31 Ağustos 1922'de oğlunun kollarında şehit düştü. Babasının ardından cephede kalmaya devam eden Mehmet Onbaşı ise Türk ordusunun İzmir'e ilerleyişi sırasında görevini sürdürdü ve 9 Eylül 1922'de İzmir'e giren birliğin başında şehit oldu. Böylece baba ile oğul, Milli Mücadele'nin zafer günlerinde arka arkaya şehitlik mertebesine ulaştı.
Dünya tarihinde benzeri görülmemiş olaylardan biri olarak anlatılan baba-oğulun hikâyesi, Kütahya'nın Dumlupınar ilçesindeki şehitlikte yaşatılıyor. Kara Ali Çavuş ile Mehmet Onbaşı'nın hatırası, Şehit Baba-Oğul Anıtı ile gelecek nesillere aktarılıyor. Büyük Taarruz'un 70. yıl dönümünde, 30 Ağustos 1992'de ziyarete açılan Dumlupınar Şehitliği'nde ayrıca Üç Komutan Anıtı, Milisler Anıtı, sembolik şehit mezarları ve kitabeleri ile Mehmetçik Anıtı da bulunuyor.