Sıfır Atık Vakfınca Türkiye’nin plastik kirliliğiyle mücadele ve döngüsel ekonomi hedeflerine katkı sunmak amacıyla 17 bakanlık ile bu bakanlıkların plastik döngüsünün farklı aşamalarında görev ve sorumluluk üstlenen yaklaşık 50 genel müdürlüğü, başkanlığı ve bağlı kuruluşunun katılımıyla düzenlenen "Türkiye Plastik Atık Çalıştayı" İstanbul'da başladı.
"EKONOMİYE 365 MİLYAR TL'LİK KATKI"
Programda konuşma yapan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy lastik üretiminin dünya genelinde son 70 yılda yaklaşık 230 kat artarak 460 milyon tonun üzerine çıktığını, plastik atık miktarının ise 353 milyon tona ulaştığını belirtti. Plastik atıkların yalnızca yüzde 9’unun nihai olarak geri dönüştürüldüğüne dikkati çeken Ersoy, çevre sorunlarıyla mücadelede küresel iş birliğinin ve bütüncül bir yaklaşımın zorunlu olduğunu söyledi.
Türkiye’nin Sıfır Atık çalışmalarında 8 yılda geri kazanım oranını yüzde 13’ten yüzde 37,53’e yükselttiğini kaydeden Ersoy, 90 milyon ton atığın ekonomiye kazandırılarak yaklaşık 365 milyar liralık katkı sağlandığını açıkladı.
"PLASTİK ATIK İTHALATI YASAKLANABİLİR"
Programda konuşan Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş "Sıfır Atık Hareketi’ni başlatan ve bu hareketin küresel bir vizyona dönüşmesine öncülük eden Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanımız Sayın Emine Erdoğan Hanımefendinin selamlarını sizlere iletmek istiyorum. Plastik, hayatımıza bir sorun olarak değil, bir çözüm olarak girdi. Gıdadan sağlığa, tarımdan sanayiye kadar hayatımızın pek çok alanında önemli imkanlar sundu ve sunmaya devam ediyor. Bu nedenle meselemiz, plastiği hayatımızdan tamamen çıkarmak değildir. Asıl meselemiz, nerede gerçekten ihtiyaç duyduğumuzu, nerede gereğinden fazla kullandığımızı ve kullandıktan sonra ne yaptığımızı sorgulamak." diye konuştu.
Ağırbaş, "Hedefimiz kendi kaynaklarını döngüde tutan, kendi atığını etkin yöneten ve yüksek katma değer üreten güçlü bir geri dönüşüm ekonomisi olmalıdır. Bir başka mesele mevzuat ve denetim. Kurallarımız, denetimlerimiz ve cezalarımız var. Ama şu soruyu sormalıyız: 'Yeterince sonuç alabiliyor muyuz?' Gerekiyorsa plastik atık ithalatının yasaklanmasını da konuşabilmeliyiz. Çevreyi plastik atıklarla kirletenlere yönelik hapis cezası dahil daha ağır yaptırımları da tartışabilmeliyiz. Çünkü ortak akıl, yalnızca kolayca uzlaştığımız konuları konuşmak değildir. Ortak akıl, zor soruları da aynı masa etrafında konuşabilmektir." ifadelerini kullandı.