Bank of America ekonomisti Hande Küçük, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın politika faizini ekim ayındaki toplantıda düşürmesini, daha sonra ikinci çeyreğe kadar sabit tutmasını bekliyor.
Dün gerçekleştirilen ve politika faizinin yüzde 37 seviyesinde bırakıldığı Para Politikası Kurulu toplantısının ardından bir rapor yayımlayan Küçük, “Ekim ayında olası bir faiz indiriminin ardından TCMB'nin Nisan 2027'ye kadar faizleri sabit tutmasını bekliyoruz” dedi.
Küçük, yüksek petrol fiyatları ve jeopolitik riskler nedeniyle ve özellikle de enflasyon beklentilerinin hâlâ yüksek olduğu göz önüne alındığında, anlamlı bir faiz indirim döngüsünün zor göründüğüne işaret etti.
BOFA EKİM AYINDA FAİZ İNDİRİMİ BEKLİYOR
“Nisan ayında 2027'nin ilk çeyreğindeki enflasyon baskılarının hafiflemesi ve enerji kaynaklı olumlu baz etkilerinin ortaya çıkmaya başlaması bekleniyor” diyen Küçük, “Ortalama Brent petrol fiyatlarının 2026'da varil başına 85 dolar, 2027'de ise 75 dolar olacağı varsayımıyla, politika faizinin 2026 sonunda yüzde 29,5'lik enflasyona karşılık yüzde 36, 2027 sonunda ise yüzde 26'lık enflasyona karşılık yüzde 32 seviyesinde olacağını tahmin ediyoruz” ifadelerini kullandı.
DEUTSCHE BANK YIL SONUNDA YÜZDE 35 FAİZ ÖNGÖRÜYOR
Deutsche Bank analisti Yiğit Onay'ın geçtiği notta, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) beklentilere paralel olarak faizleri değiştirmediği belirtilerek, kararın TCMB'nin ağustos ayının ikinci yarısında fonlamayı haftalık repo seviyesine geri döndürerek fiilen 300 baz puanlık gevşeme sağlamasının ardından gelmesine dikkat çekildi.
Deutsche Bank'a göre bu durum, artan enerji fiyatları yoluyla enflasyon, cari denge ve bütçe üzerindeki dış riskler karşısında acil bir takip hamlesine duyulan ihtiyacı azalttı.
Temmuz ayına kıyasla Merkez Bankası'nın enflasyon konusunda daha yapıcı bir ton benimsediğini belirten Deutsche Bank analisti, genel olarak iç koşullar giderek faiz indirimlerini desteklerken, yüksek enerji fiyatları ve daha az elverişli dış ortamın Merkez Bankası'nı temkinli davranmaya devam etmeye yönelttiğini kaydetti.
Temmuz ayındaki toplantıya kıyasla ileriye dönük yönlendirmenin değişmediğini belirten analist, “Toplantı öncesinde özetlediğimiz çerçeveyle genel olarak tutarlı: İç koşullar giderek daha düşük faiz oranlarını gerektiriyor, ancak dış ortam henüz yeterli güveni sağlamıyor” ifadelerine yer verdi.
TCMB'nin rezerv birikiminin durakladığını ancak cari pozisyonlardan kaynaklanan bazı çıkışlara rağmen rezerv kayıplarının sınırlı kaldığını belirten notta, gelişmelerin iç dinamiklerin yapıcı bir yönde ilerlediğini göstermeye devam ettiği kaydedildi.
ENERJİ FİYATLARI FAİZ PATİKASI İÇİN RİSK OLUŞTURUYOR
Dış ortamın bir önceki Para Politikası Kurulu toplantısından bu yana önemli ölçüde kötüleştiğine işaret eden Deutsche Bank, petrol fiyatlarındaki yükselişe dikkat çekti.
Kısa vadeli enflasyon seyrine ilişkin enerji kaynaklı risklerin giderek yukarı yönlü bir eğilim göstermeye başladığını belirten Deutsche Bank analistinin notunda, “Komitenin enerjiyle ilgili risklere daha fazla önem vermesi, ağustos ayındaki 300 baz puanlık etkili gevşemenin hemen ardından ilave bir faiz indiriminin erken olacağı yönündeki görüşümüzle tutarlı görünmektedir” denildi.
Deutsche Bank analisti, “Enerji fiyatlarındaki belirsizlik, dördüncü çeyrek için önemli bir risk olmaya devam ederken ve enflasyon seyrine ciddi belirsizlik katarken, mevcut koşulların daha da kötüleşmek yerine istikrar kazanması senaryosunda, dördüncü çeyrekte iki kere 100 baz puanlık faiz indirimi ve yıl sonuna kadar yüzde 35'lik politika faizi öngörümüz geçerliliğini koruyor” dedi.
DEUTSCHE BANK 2027 SONUNDA FAİZİ YÜZDE 30 BEKLİYOR
Analist, “Daha ileriki dönemde, 2026'nın ikinci yarısındaki enerji şokunun ardından gelen olumlu baz etkileriyle desteklenen, 2027'nin ilk yarısında enflasyonun düşüşe geçmesini beklemeye devam ediyoruz. Bu durum, yıllık enflasyonun 2027 ortalarında yaklaşık yüzde 26,5'e düşmesine olanak tanıyarak, önemli pozitif reel faiz tamponu korunurken, Merkez Bankası'nın ikinci çeyreğin sonuna doğru yüzde 31,5'e doğru gevşemesine imkân sağlayacaktır” ifadelerine yer verdi.
Deutsche Bank, seçimlerin 2028 yılının ilk yarısında yapılacağı varsayımıyla, 2027 yıl sonu enflasyon ve politika faizi tahminlerini sırasıyla yüzde 25 ve yüzde 30 olarak açıkladı.