Tarihler 12 Eylül'ü gösterdiğinde, Türk demokrasisine darbe vuracak plan, sabaha karşı uygulandı. Türk siyasi tarihine kara bir leke olarak geçen 12 Eylül 1980 darbesi, demokrasinin askıya alındığı, binlerce kişinin yargılandığı ve insan hakları ihlallerinin yaşandığı karanlık bir dönem olarak hafızalardaki yerini koruyor.
"YÖNETİME EL KOYMAK ZORUNDA KALMIŞTIR"
12 Eylül sabahı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren'in radyodan okuduğu bildiriyle Türkiye, karanlık bir döneme uyandı. Silahlı Kuvvetlerin ülke yönetimine müdahale gerekçesini devlet televizyonundan okuduğu bildiriyle açıklayan Kenan Evren, "Kendi kendini kontrol edemeyen demokrasiyi sağlam temeller üzerine oturtmak, kaybolan devlet otoritesini yeniden tesis etmek için yönetime el koymak zorunda kalmıştır." açıklamas kara leke olarak hafızalardaki yerini koruyor.
DEMOKRASİNİN ASKIYA ALINDIĞI YILLAR
Darbenin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi lağvedilirken, siyasi partilerin kapısına kilit vuruldu ve birçok siyasi lider sürgüne gönderildi veya hapse atıldı. Tarihi kayıtlarda yer alan mahkeme salonları, binlerce kişinin idamla yargılandığı, temel hak ile özgürlüklerin tamamen askıya alındığı o karanlık günlerin belgesi niteliğini taşıyor. Askeri mahkemelerdeki yargılamalar sırasında sanıkların ve izleyicilerin yüzlerindeki endişe, 12 Eylül'ün toplum üzerinde yarattığı travmayı açıkça gösteriyor.