Türkiye'nin PISA 2025 başarısı ve yeni eğitim öğretim yılının başlaması sonrası Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin AA Editör Masası'nda soruları cevaplandırdı.
Bakan Yusuf Tekin'in açıklamalarından öne çıkanlar:
Sayın Cumhurbaşkanımızın hem Başbakanlığı hem Cumhurbaşkanlığı döneminde bütün bütçelerde genel bütçeden en çok pay milli eğitime ayrıldı. Yani hep biz birinci sırada yer aldık. Şöyle söyleyeyim, %7'lerden %15'lere çıkardı genel bütçeden ayrılan payı. Bu şimdi önemli bir gösterge bizim açımızdan ve bununla AK Parti iktidarları döneminde bir kere çocuklarımızın okul ihtiyacı yani derslik başına düşen öğrenci sayısı itibariyle okullarımızda sağlıklı bir eğitim, öğretim ortamının inşası için gerekli adımlar atıldı.
'760 BİN YAKIN DERSLİĞİMİZ VAR'
Bakın bu rakamları başka yayınlarda da verdik. 2002 yılında Türkiye'de yaklaşık öğrencilerimiz 357 bin dersimiz var. 357 bin sınıfımız var. Şöyle bakalım. Bu 357 bin Türkiye'ye doğal afetlerin yoğun yaşandığı, özellikle depremin yoğun yaşandığı bir deprem ülkesi. Depremde yıkılanlar okullarımız. Başka doğal felaketlerle kaybettiğimiz dersliklerimiz ve ekonomik ömrünü tamamladığı için yıkıp yeniden yaptığımız derslikler düşündüğümüzde bu 357 bin dersin yaklaşık yarısının bu şekilde kaybolduğunu varsayalım. Elimizde 150-200 bin civarında önceden kalan bir derslik var. Şimdi biraz önce söylediğim parametre doğrultusunda ilk yaptığımız şey derslik sayısını arttırıp çocuklarımızın bir sırada 3 kişi 4 kişinin oturduğu bir sınıf değil. Notunu tutabildiği, öğretmenini dinleyebildiği müreffeh ortamlar şu an 760 bine yakın dersliğimiz var. 200 bine düştüğünü varsaydık biraz önce, 357 bin derslerin. Bugün 760 bine çıkartmışız. Yani yaklaşık 500 bin civarında ilave derslik yapmışız. Bu çok önemli bir şey. Bu önemli bir parametre.