İsrail’in saldırıları ve ablukası altında açlık ve ilaç yetersizliğiyle mücadele edilen Gazze Şeridi’nde, ağır serebral palsi hastası 16 yaşındaki İbrahim Ebu Saraya, 7,5 kiloya düşen bedeniyle yaşamını sürdürürken annesi oğlunu kaybetme korkusuyla yardım bekliyor.
Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nusayrat Mülteci Kampı'nın kuzeydoğusunda, "Sarı Hat" yakınında ailesiyle yerinden edilen İbrahim, savaşın ağırlaştırdığı koşulların gölgesinde yaşam mücadelesi veriyor.
Ağır serebral palsi hastalığı nedeniyle özel bakıma ihtiyaç duyan İbrahim'in sağlık durumu, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları ve ablukası nedeniyle gıda, ilaç ve sağlık hizmetlerine erişimin zorlaşmasıyla giderek kötüleşti.
Savaştan önce sağlık durumu daha iyi olan İbrahim, Gazze halkının karşı karşıya kaldığı açlık ve gıda yetersizliği nedeniyle ağır yetersiz beslenme tablosuna girdi.
Henüz 16 yaşında olmasına rağmen ağırlığı 7,5 kiloya kadar düşen İbrahim'in giderek zayıflayan bedeni, annesi Nida Muhammed Ebu Saraya'nın gözleri önünde her geçen gün biraz daha güçten düşüyor.
Yalnızca öğütülmüş gıdalarla beslenebilen oğluna uygun yiyecek bulmaya çalışan anne Ebu Saraya ise abluka altındaki Gazze'de bunun için uzun mesafeler kat etmek zorunda kalıyor.
"TEK DİLEĞİM OĞLUMU DİĞER ÇOCUKLAR GİBİ GÖREBİLMEK"
Ebu Saraya, savaşın oğlunun zaten hassas olan yaşamını çok daha ağır bir mücadeleye dönüştürdüğünü anlattı.
"Oğlum savaştan önce böyle değildi. Sağlık durumu iyiydi. Savaş başlayınca durumu kötüleşti. Şiddetli yetersiz beslenme yaşıyor. Yiyecek azlığı ve içine sürüklendiğimiz açlık nedeniyle bedeni çok zayıfladı." diyen anne Ebu Saraya, oğlunun gözlerinin önünde erimesine tanıklık ettiğini söyledi.
Gazze'nin kuzeyinden göç etmek zorunda kalan aile, şimdi Nusayrat'ta "Sarı Hat" yakınındaki çadırlarda yaşamını sürdürüyor.
Ebu Saraya, geceleri açılan ateş ve saldırı korkusu nedeniyle çadırında dahi uyuyamadığını belirterek, en büyük korkusunun hasta oğlunun yaşananlar nedeniyle nöbet geçirmesi olduğunu dile getirdi.
"Artık kendi çadırımda bile uyumuyorum. Ateş açılmasından korkuyorum. Hasta oğlumun nöbet geçirmesinden korkuyorum." ifadelerini kullanan Ebu Saraya, bir yandan oğlunun karnını doyurmaya diğer yandan onu saldırılardan korumaya çalışıyor.
"YİYECEK YOK, İLAÇ YOK, OĞLUM GİBİ ÇOCUKLARA BAKIM YOK"
İbrahim'in yaşam mücadelesini zorlaştıran bir diğer sorun ise Gazze'de saldırılar nedeniyle büyük ölçüde işlevsiz hale gelen sağlık sistemi ve yaşanan ilaç sıkıntısı.
Oğlunun ihtiyaç duyduğu ilaçlara ulaşamadığını anlatan Ebu Saraya, "Savaştan önce hastanelerin durumu iyiydi. Şimdi ise onun gibi çocuklar için ne ilaç var ne de yeterli sağlık hizmeti." dedi.
İbrahim'in ilaçlarını alamadığında durumunun daha da ağırlaştığını belirten anne, oğlunun çığlık attığını, ellerini ısırarak kanattığını ve burnundan kan geldiğini anlattı. Ebu Saraya, "Yiyecek yok, içecek yok, ilaç yok. Oğlum gibi çocuklara gerekli bakım da yok." sözleriyle yaşadıkları çaresizliği dile getirdi.
ANNENİN TEK İSTEĞİ İBRAHİM'İ TEDAVİ ETTİREBİLMEK
Oğlunu her kötüleştiğinde hastaneye götürdüğünü ancak Gazze'deki imkanların İbrahim'in tedavisi için yetersiz kaldığını belirten Ebu Saraya, doktorların kendisine çocuğunun Gazze dışında tedavi edilmesi gerektiğini söylediğini aktardı.
İbrahim'in Gazze dışına çıkarılması için çağrıda bulunan anne, "Oğlumun durumu çok ağır. Benim tek dileğim oğlumu çıkarıp tedavi ettirmek ve onu diğer çocuklar gibi görebilmek." dedi.
Oğlunun her geçen gün biraz daha kötüleşmesine tanıklık etmenin kendisini de tükettiğini söyleyen Ebu Saraya, yaşadığı ağır koşullar ve oğlunun durumu nedeniyle felç geçirdiğini anlattı.
Bir yanda saldırı korkusu, diğer yanda açlık, ilaçsızlık ve oğlunu kaybetme endişesiyle yaşayan anne, İbrahim için yardım çağrısını şu sözlerle yineledi:
"Bu çocuğu görsünler, durumunu dikkate alsınlar, ona yardım etsinler ve ihtiyaç duyduğu her şeyi sağlasınlar. Bu, dünyadaki diğer bütün çocuklar gibi onun da en temel hakkı."
15.09.2026 17:17
Yorumlar 0 Yorum Var
“DÜNYA” Kategorisine Ait Diğer Videolar