Suriye'de Muhyiddin İbnü'l-Arabi ve Selahattin Eyyübi gibi tarihi şahsiyetlerin türbelerini ziyaret eden Bakan Fidan, tarihsel köklerin bir kısmının Şam'da olduğunu belirterek bu mirasa sahip çıkılması gerektiğini vurguladı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NTV canlı yayınında Suriye'ye gerçekleştirdiği iki günlük ziyarete ve dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ziyaretinin resmi temaslar dışındaki kültürel boyutuna değinen Bakan Fidan, Şam'da verdikleri mesaja dikkati çekerek, "Orada bir gece kaldık. Hani Suriye artık normaldir, burada kalmalıyız, gelmeliyiz ve ziyaret ettiğimiz, selam verdiğimiz zatlar da bizim Anadolu kültüründe, inancında, stratejisinde, siyasetinde yeri olan şahsiyetler." dedi.

Muhyiddin İbnü'l-Arabi'nin İslam, tasavvuf ve düşünce tarihinin en derin şahsiyetlerinden biri olduğunu belirten Fidan, "Anadolu'da büyük etkisi var. Sadreddin Konevî onun öğrencisi, Dâvûd-i Kayserî keza onun ekolünden geliyor. Onların ortaya attığı, Molla Fenari'ye kadar giden bir düşünce geleneği var İslami açıdan." diye konuştu.

MUHYİDDİN İBNÜ'L-ARABİ​'DEN ÖRNEK VERDİ: O KADAR DERİN

Muhyiddin İbnü'l-Arabi'nin felsefi ve yaratılış sorularını gündeme getiren büyük bir düşünür olduğunu anlatan Fidan, "Bugün bile onun ortaya koyduğu, Vahdet-i Vücud diye daha sonra nitelendirilmiş ama çok bence kabaca bir isimlendirme, bugün çeşitli düşünürlerin kuantum fiziğinden ödünç aldıkları birtakım modellemelerle izah etmeye çalıştıkları bir alan. O kadar derin. Onun için önemli." ifadelerini kullandı.

"İSLAM TARİHİNE DAMGA VURMUŞ BİR ASKERİ LİDER"

Selahattin Eyyübi'nin türbesini de ziyaret ettiklerini hatırlatan Fidan, "Olmazsa olmazımız. Gidince selam vermek gerekiyor. Gerçekten İslam tarihine, bölge tarihine damga vurmuş bir askeri lider. Onun Şam'da kabrinin olması da önemli bir husus." dedi. 

Anadolu'daki tasavvufi geleneğin temelinde yer alan Mevlana Halid-i Bağdadi'yi de ziyaret ettiklerini aktaran Fidan, Şam'ın bu anlamda çok özel bir yer olduğunu vurguladı.

Şam'daki hava şehitliklerini ve Osmanlı hanedanına mensup kişilerin kabirlerini de ziyaret ettiklerini dile getiren Fidan, "Osmanlı döneminde yapılmış çok sayıda eser var. Onları aslında görmek önemli. Süleymaniye Külliyesi bu açıdan çok önemli bir mimari eser ve fonksiyonu da yüksek." değerlendirmesinde bulundu.

"TARİHSEL KÖKLERİMİZİN BİR KISMI DA ORADA"

Bölgedeki tarihi mirasa sahip çıkılması gerektiğinin altını çizen Bakan Fidan, şunları kaydetti: 

"Tarihsel köklerimizin bir kısmı da orada. Ona da sahip çıkmak gerekiyor. Biz uzun yıllar, tabii tarihsel köklerimizin birkaç kurucu yeri var. Yani Balkanlar'da çok fazla eser var, gidilecek yer var. Oraya çok gitti vatandaşlarımız. Türk İslam dünyası ile alakalı Şam yine öyle bir yer. Bağdat biraz öyledir. Orta Asya'ya tabii, Fergana Vadisi'ne, Semerkant'a, Buhara'ya giden çok fazla vatandaşımız var."

Tarihsel yolculuklar yapmanın kimlik ve anlam arayışını daha derin, zengin ve tamamlayıcı hale getirdiğine inandığını belirten Fidan, "Daha sağlıklı tarih okumasıyla, anlam okumasıyla daha iyi bir geleceğe hazırlanıyor, ona inanıyorum." dedi.

Yorumlar 0 Yorum Var
'de daha fazlasını keşfet
Fragmanlar Dünya Sağlık Spor Yemek