Katliamcı İsrail'in Gazze'ye yönelik Ekim 2023'te başlattığı ve yaklaşık 74 bin Filistinlinin şehit olduğu, 175 bin kişinin de yaralandığı saldırılar sürerken, 10 yıllık BM Genel Sekreterliği 31 Aralık’ta sona erecek Antonio Guterres küresel sisteme yönelik sert eleştirilerde bulundu.
Birleşmiş Milletlerin 81'inci Genel Kurulunda liderlerin konuşmalarının bugün New York'ta başlaması öncesinde Al Jazeera televizyonuna özel bir röportaj veren Guterres, görevindeki son Genel Kurul konuşmasına hazırlanırken dünyanın içinde bulunduğu tabloyu değerlendirdi.
"GÖREV SÜREMDEKİ EN YÜKSEK ÖLÜM VE YIKIM"
Sunucunun, sosyal medyadan gelen ve işgalci İsrail'in BM kararlarını hiçe saymasına, BM tesislerini yıkmasına rağmen nasıl hala üye devletler arasında oturabildiğine yönelik sorusunu yanıtlayan Guterres, bu durumun Genel Sekreter ile bir ilgisi olmadığını ve ülkeleri BM'ye alıp çıkarmanın sorunları çözmeyeceğini belirtti.
Gazze'de yaşanan insani felaketin boyutlarına dikkat çeken Guterres, "7 Ekim'deki barbarca Hamas saldırılarını kınadık ve görev sürem boyunca tanık olduğumuz en yüksek ölüm ve yıkım seviyesinin Gazze'de yaşanmasını da kınıyoruz." dedi.
İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM MESAJI
Batı Şeria'daki duruma da değinen Guterres, uluslararası hukukun kalıcı ihlallerini ve bölgede giderek yayılan ilhak politikalarını eleştirerek, "Bu durum tamamen kınanmalıdır çünkü iki devletli çözüm olasılığını sorgulanır hale getirmektedir. İki devletli çözüm, Orta Doğu'ya barış getirmenin tek yoludur." ifadelerini kullandı.
"GÜVENLİK KONSEYİ FELÇ OLMUŞ DURUMDA"
Küresel siyasetteki kutuplaşmanın uluslararası kurumları işlevsiz hale getirdiğini anlatan Guterres, "Dramatik bir jeopolitik bölünmeyle karşı karşıyayız. Bu dramatik jeopolitik bölünme, dünya çapında barış ve güvenliği koruması veya korunmasına yardımcı olması gereken organ olan Güvenlik Konseyini felç ediyor." diye konuştu.
Büyük devletlerin eylemlerinin küresel güvenliğe etkilerine vurgu yapan Guterres, şunları kaydetti:
"Öte yandan, süper güçlerin kendileri bazı durumlarda uluslararası hukuka aykırı olarak savaşlara giriyor ve bu durum, orta ölçekli güçlerin kendilerine hiçbir şey olmayacağı inancıyla istediklerini yapabileceklerini düşündükleri bir cezasızlık ortamı yaratıyor. Savaşlar giderek çoğalıyor ve giderek daha karmaşık hale geliyor."