İsrail televizyonu i24 News'te yayımlanan bir programda Türkiye'nin artan deniz gücü masaya yatırıldı. Tel Aviv Üniversitesi uzmanlarından Dr. Yanarocak, Türkiye'nin Orta Doğu'daki kalıcı varlığının İsrail için endişe verici olduğunu belirtti.
Türkiye'nin son yıllarda denizcilik alanında attığı stratejik adımlar ve donanma kapasitesini artırması, bölgede sayısız katliama imza atan soykırımcı İsrail'de yakından takip ediliyor. Mavi Vatan-2026 Tatbikatı'nda Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu'nun tersanelerde aynı anda 41 askeri geminin inşasının sürdüğünü ve bu sayının kısa sürede 50'ye çıkacağını açıklaması, bölgede geniş yankı uyandırmaya devam ediyor. Ayrıca 60 bin tonluk MUGEM'in 27 Eylül 2027'de denizle buluşturulması planlanırken, bu gelişmeler İsrail televizyonu i24 News'te irdelendi.
İsrailli gazeteci ve Tel Aviv Üniversitesi Moshe Dayan Ortadoğu ve Afrika Araştırmaları Merkezi Türkiye Uzmanı Dr. Hay Eytan Cohen Yanarocak'ın katıldığı programda, Türkiye'nin askeri yükselişi masaya yatırıldı.
"BİZİ ENDİŞELENDİREBİLECEK OLAN DA BU"
Türkiye'nin denizlerdeki gücünün işgalci Tel Aviv yönetiminde yarattığı tedirginliğe dikkat çeken Dr. Yanarocak, "Türk silahlanmasına ve geçen yılki Türk silahlanma politikasına baktığımızda, ocak ayında Türklerin 5'i denizaltı olmak üzere 31 savaş gemisi inşa ettiğini gördük. Bizi endişelendirebilecek olan da bu. Dolayısıyla soru şu: Türkler neden bu şekilde ve bu büyüklükte silahlanıyor?" dedi.
"SAVAŞ GEMİSİ CAYDIRICILIK MESAJI VERİR"
Orta Doğu haritasına geniş bir perspektiften bakılması gerektiğini anlatan Yanarocak, şunları kaydetti:
"Türklerin Batı Libya'da, Somali'de ve Katar'da bir varlığı olduğunu görmeliyiz. Türklerin bu bölgelere ulaşabilmesi için bir donanmaya ihtiyacı var. Peki donanma size ne kazandırıyor? Sürekli bir varlık sağlıyor. Size somut bir örnek vereyim. Uçağımızı havalandırabiliriz. Uçak birkaç sorti gerçekleştirebilir ancak daha sonra geri dönmek zorundadır. Buna karşılık savaş gemisi, denizaltı veya herhangi bir savaş gemisi bulunduğu bölgede kalır, varlığını ortaya koyar, caydırıcılık mesajı verir, mevcut durumu pekiştirir ve söylediğim gibi kendisini kabul ettirir."
"ÜZERİMİZE YAĞMUR YAĞDIĞINDA ISLANMAMAK İÇİN SİLAHLANMALIYIZ"
Bölgedeki jeopolitik dinamiklerin İsrail'in güvenlik politikalarını doğrudan etkilediğini vurgulayan Yanarocak, "İki ülke arasındaki gerilim ve İsrail ile Türkiye arasındaki coğrafi yakınlık nedeniyle İsrailli karar alıcılar rakamlara ve istatistiklere bakmaya başladı. Şu sonuca vardılar: İsrail Devleti'nin, üzerimize yağmur yağdığında ıslanmamak için askeri bir korumayla silahlanması gerekiyor." ifadelerini kullandı.