Aile Vakfı Başkanı, LGBT derneklerin fonlanmasına dikkat çekerek, “Gazze’de soykırım uygulayanlar tüm dünyada soykurutma projelerini icra ediyorlar” dedi.

İstanbul Aile Vakfı Başkanı Üner Karabıyık, Haber7’ye yaptığı açıklamalarda aile yapısı, dijital mecralar ve LGBT aktivizmine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Ailem Güvende” operasyonlarına da değinen Başkan, bazı derneklere aktarılan 3,3 milyon dolarlık kaynağa dikkat çekti. Açıklamasının en dikkat çeken bölümünde ise Gazze’deki soykırım ile küresel LGBT aktivizmi arasında bağlantı olduğunu savunarak, “Gazze'de soykırım yapanlar dünyada soy kurutma projeleri yapıyor" dedi.

"AKADEMİ DÜNYASI ÇOK CİDDİ BASKI ALTINDA"

İstanbul Aile Vakfı Başkanı Üner Karabıyık şunları söyledi:

 Aile Vakfı'nın resmi kuruluşu 2021, faaliyete geçmesi 2022 ama o 2021 yılından önce gönüllülerin bir araya gelip ortaya çıkarttığı bir hareket aslında. Aile Vakfı hem seminerler, konferanslar düzenleyerek eğitim, kültür faaliyetlerinde varlık gösteriyor. Hem aile danışmanlık merkeziyle bizzat ailelerin yaşadığı sorunlara psikososyal desteklerle çözüm sağlamaya çalışıyor. Diğer tarafta da akademik faaliyetlerle bu alanda literatürün oluşması, akademik çalışmaların zenginleşmesiyle ilgili bir faaliyeti var.

Çünkü biz bu çalışmalara başladığımızda şunu gördük: Akademi dünyası çok ciddi bir baskı altındaydı ve bu alandaki akademik üretim çok kısıtlıydı. Karşı tarafın tezleri ağırlıkta olduğu için sanki bilimsel alan onların tahakkümü altında gibi bir ortam vardı. Biz bu tahakkümü kırmak adına akademik çalışmalara da çok önem veriyoruz. Danışmanlıktan bahsettiniz. Sahaya indiğinizde ilk hangi sorunlarla karşılaştınız, ne boyuttaydı ve daha sonra sizin çalışmalarınızla şu an nasıl görüyorsunuz toplumun aile yapısını?
Tabii ki bu sosyolojik bir dönüşümle karşı karşıyayız. Yani karşı karşıya olduğumuz sorunların kök nedenlerine baktığınızda, bu sanayi devriminden dijital devrime kadar uzanan süreçteki sosyolojik dönüşümle ilgili.

ANKET SONUÇLARI ŞAŞIRTICI

Yani şehirleşme, şehirleşmenin bireyselleşmeyi teşvik eden iklimi ve bu sanayi devrimiyle başlayan özellikle çekirdek aile, geniş aile yapısının bozulması, dijital devrimle beraber yalnızlaşma.
Bu kapsamda saha araştırmaları yapıyoruz. Yaptığımız saha araştırmalarında örneğin geçen yıl "Büyükşehirde aile olmak ne demek?" Bunu anlamaya çalıştık. Evlilik düşüncesi, çocuk düşüncesi, bunu anlamaya çalıştık. Toplumda bununla ilgili kelimeleri, kavramları, zihnin gerisindeki esas kök nedenleri tespit etmeye dönüp bir saha çalışması yaptık. 26 ilde 4.202 kişi ile ve bunun neticesinde ortaya çok net bir şey çıktı. İnsanlar, yani aileyi mutluluk, huzur, güven kaynağı olarak görenler araştırmaya katılanların yüzde 94'ü. Yani toplumun yüzde 94'ü aileyi mutluluk, huzur, güven kaynağı olarak görüyor.
Komşuluk ilişkilerini mutluluk, huzur, güven kaynağı olarak görenler yüzde 76. Yaşadığı şehri mutluluk, huzur, güven kaynağı olarak görenler yüzde 67. Ülkemizi ise yüzde 56.

Bakın, yüzde 94 ile başlayan bu oran yüzde 56'ya kadar düşüyor; aileden komşuluğa, komşuluktan şehre, şehirden de ülkeye geldiğinizde. Bu bize ne söylüyor? Ve bunun aslında söylediği şey şu: İnsanlar şahitlik alanında daha mutlu, huzurlu, güvendeler. Haberdarlık alanında ise baskı, sıkıntı, kaygı seviyesi yükseliyor.

Yorumlar 0 Yorum Var
'de daha fazlasını keşfet
Fragmanlar Dünya Sağlık Spor Yemek