Ankara'da yaşayan Ayşe Zedelenmez (75), göğüs ağrısı ve halsizlik şikayetiyle gittiği hastanede kalp yetmezliği tanısı aldı.
Ankara'da yaşayan Ayşe Zedelenmez, halsizlik çabuk yorulma gibi şikayetlerle Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi aciline başvurdu.
Burada yapılan tetkikler sonucunda kalp yetersizliği tanısı koyulan Zedelenmez, yoğun bakıma alındı.
Farklı branşlardan yapılan tetkikler ve tedaviler sonucu sağlığına kavuşan Zedelenmez, çocuklarıyla birlikte ikinci baharını yaşıyor.
KALP YETERSİZLİĞİNİN ALEVLENME DÖNEMİNDE FARK EDİLDİ
Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Kardiyoloji Bölümünden Prof. Dr. Mustafa Gökhan Vural, hastanın tanı ve tedavi sürecini anlatarak, "Yoğun bakıma yatırıldı. Yoğun bakımda tomografi çekildi ve akciğer zarları arasında bir sıvı olduğu tespit edildi. İğne ile o sıvı alındı. Daha sonra kalpte bir ritim bozukluğu olduğundan şüphelenildi ve kardiyolojiye danışıldı. Kardiyolojide yaptığımız tetkiklerde hastada, özellikle ileri yaşlarda karşımıza sıklıkla çıkan bir ritim bozukluğu olduğu tespit edildi. Ekokardiyografisinde yani kalp ultrasonunda kalbinin aslında pompa fonksiyonunun iyi olduğu fakat gevşeme fonksiyonunun bozulduğunu tespit ettik. Kalbi tabii ki bu kalp yetersizliğinin alevlenme döneminde olduğu için biraz hızlıydı. Biz hem göğüs hastalıkları uzmanları ile görüşüp hem ilgili diğer branşlarla beraber çok disiplinli bir yaklaşımla hastaya yaklaştık. Hem akciğer zarları arasında biriken sıvı iğne ile alırken aynı zamanda kalp ritmini ve hızını düzeltmeye çalıştık. Bu amaçla kalp hızını düşürücü ilaçlar verdik." ifadelerini kullandı.
SON BİRKAÇ YILDA ÇIKAN TEDAVİ YÖNTEMLERİ UYGULANDI
Vural, hastaya konulan kalp yetersizliği tanısının yaygın olan pompalama bozukluğundan farklı olduğunu kaydederek, "Son 1-2 yıla kadar aslında çok da pompalama fonksiyonu için tedavimiz vardı. Ama gevşeme fonksiyonu için yeterli tedavimiz yoktu. Fakat son birkaç yıl içinde yeni çıkan tedavilerle buna yönelik de tedaviler yapabiliyoruz artık. Son birkaç yılda çıkan modern tedavileri de uyguladık. Yine hastamızın bir anemisi vardı. Kan düşüklüğü vardı, onu verdik. Bir demir tedavisi verdik damardan. Aynı zamanda kan transfüzyonu da yaptık. Hızlıca hasta toparladı. Taburcu olduktan sonra da sıkı kontrol altına aldık." diye konuştu.
HAREKETİN ARTTIRILMASI ÖNERİLDİ
Kalp yetmezliği hastalığında yalnızda medikal tedavinin yeterli olmadığını vurgulayan Vural, "Yaşam tarzı değişiklikleri de öneriyoruz. Özellikle bu yaştaki hastaları için hayatın içinde kalmak çok önemli. Kalp yetersizliği yatılacak, sürekli yatılacak veya fiziksel aktivitenin azalması gereken bir hastalık değil. Tam tersine daha fazla hayata katılmalılar. Bunun psikolojik etkisi var. Sosyalleşmenin etkisi var. Kalbi iyileştireceği etkisi var. Fiziksel aktiviteyi arttırmalarını istiyoruz ki vücuttaki kas kitlesi korunsun. Vücuttaki kas kitlesi korunursa kalp de kendi fonksiyonlarını koruyabiliyor." açıklamasında bulundu.
SAĞLIĞINA KAVUŞTU
Hasta Ayşe Zedelenmez, şu anda 3 katlı merdiveni yorulmadan çıkabildiğini aktararak, "Çok mutluyum, hocalarımız sayesinde. Onların ilgileriyle düzeldim. Torunla uğraşıyorum. Arada yürüyorum. Benim ufak 9 aylık torunum var. Öyle vakit geçiyor." ifadelerine yer verdi.
Çocuklarına kavuştuğu için yaşadığı mutluluğu dile getiren Zedelenmez, "Benim çocuklarım, ömrüm, hayatım, her şeyim. Ben onlar için yaşıyorum. İkinci hayatıma başladım onların ve hocalarımın sayesinde." dedi.
HASTANEYE BAŞVURDUĞUNDA KÖTÜ DURUMDAYDI
Hastanın kızı Berna Kayanöz ise "Bayağı kötü durumdaydı aslında ilk geldiğimizde. Direkt işlemler başladı ve yoğun bakıma yatırdılar. Bizim için asıl zorlu süreç o zaman başladı. Biz annem üşüttü, soğuk algınlığı derken tam aksine ağır bir derecede kalp yetmezliği başlamış, ciğerlerinde sıvı toplamış, yoğun bakıma yattı ve bizim için üzücü ve ağır bir süreç başladı." diye konuştu.
"İKİNCİ BAHARI EVLATLARINA YAŞATTI"
Annesinin diğer kardeşleriyle birlikte hep yanında olduğunu anlatan Kayanöz, "Bu süreçte moral de çok önemli hasta için. Doktorlarımız onu yaptı, moral de çok verdiler. ‘Teyze düzelteceksin, bu senin elinde' diye annemi de bayağı bir motive ettiler. Böyle atlattık süreci. Annem diyor ya, ikinci baharı yaşadık diye. Aslında ikinci baharı evlatlarına yaşattı annem. Hepimiz çok kötü durumdaydık. Hep bunu derim, bir insanın annesi öldüğü zaman bu dünyada seven kimsesi kalmıyor. Biz de o pozisyondaydık, üç kardeş. Annem bize ikinci baharımızı yaşatıyor." ifadelerini kullandı.