Türkiye'nin yoğun siyasi gündemine kısa bir mola niteliği taşıyan ve A Haber ekranlarında izleyiciyle buluşan özel derlemede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi kariyeri boyunca hafızalara kazınan samimi diyalogları ve tebessüm ettiren anıları paylaşıldı. Seçim meydanlarından Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsüne, uluslararası zirvelerden gazetecilerle olan sohbetlerine kadar pek çok renkli anın yer aldığı görüntüler, siyasetin insani yüzünü bir kez daha ortaya koydu.
"MEZARLIKLARA FAZLA GİTMEDİĞİNİZ İÇİN GELİŞMELERİ GÖREMİYORSUNUZ"
Bir başka anıda ise mezarlıkların bakımsızlığı üzerine sorulan bir soruya esprili bir yanıt veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Mezarlıklara fazla gitmediğiniz için sevgili Musa, oralardaki gelişmeleri göremiyorsunuz. Mezarlıklarda şu anda yoğun çalışma var. Yani temizliğinden tutun, ağaçlandırma, çevre duvarlarının yapılması vesaire. Eninde sonunda yol o tarafa düşecek başkanım." diye konuştu.
"SAYIN KILIÇDAROĞLU'NU DAHA FAZLA TERLETMEYEYİM"
Meclis kürsüsünde dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun dini konulardaki açıklamalarını eleştiren Erdoğan'ın sözleri de tebessüm yaratan anlar arasında yer aldı. Kılıçdaroğlu'nun Kunut dualarını ayet sanmasını eleştiren Erdoğan, "Sayın Kılıçdaroğlu'nu daha fazla terletmeyeyim. O bize lazım diyorum ama maalesef kendisi öyle ifadeler kullanıyor ki es geçmek mümkün değil. Namazda okuduğumuz Kunut dualarının eksik olduğunu görüyoruz diyor. Allah kabul etsin devam ediyor. Ayeti eksik yazarsanız tahrifat yapmış olursunuz diyor. Bir kutsal kitabın ayetini tahrif etmeye hiç kimsenin hakkı da yetkisi de yoktur diyor. Belli ki Sayın Kılıçdaroğlu Kunut dualarının ayet olmadığını bilmiyor." dedi. Kılıçdaroğlu'nun son dönemde dini konulara merak sardığını belirten Erdoğan, "Doğrusu şevkini kırmak istemiyorum." diye konuştu.
"İŞTE BAY KEMAL'İN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ BUYDU"
Geçmişte arkadaşlarıyla geçirdiği bir trafik kazasını ve sonrasında hastanede yaşadıkları zorlukları anlatan Erdoğan, SSK dönemine atıfta bulunarak şunları kaydetti: "Bir trafik kazası geçirdim arkadaşlarımla beraber. Bir seçim çalışmasına giderken Bolu Dağı'nda. Bu garibim Osman'ın eline serum şişeleri verildi. O tutuyor serumu. Biz 4 kişi minibüsün içinde yatıyoruz. Ve bu da yetmedi. Geldik Bolu'ya, Bolu'da da hastane soruyor hala, sigortalı mısın, emekli misin? Ya yatıyoruz, komada işte. Daha bunun şeyi mi sorulur. İşte Bay Kemal'in genel müdürlüğü buydu."