ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, savunma sanayisindeki yatırımların 3 milyar doları aştığını belirterek, son 9 ayda yurt dışına giden 180'den fazla mühendisin Türkiye'ye dönerek ASELSAN'da işe başladığını duyurdu.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfı yürütücülüğünde Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda düzenlenen Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST) dördüncü gününde ziyaretçilerini ağırlamaya devam ederken, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, TRT Haber canlı yayınında savunma ve teknoloji hamlelerine ilişkin kritik açıklamalarda bulundu.
TEKNOFEST'in Güneydoğu finalinde bugüne kadar gördüğü en yüksek enerjili atmosferin yaşandığını belirten Akyol, "Gerçekten vatandaşlarımızın çok yoğun ilgisi var. Bu saatlerde 1 milyona artık ulaştı katılımcı sayısı. Dolayısıyla bu bölgede, bu dönemde en yüksek enerjisi, en yüksek TEKNOFEST'lerden birini görüyoruz." dedi.
Bu yıl 1 milyon 600 bin başvuru ile tarihi bir rekor kırıldığını anlatan Akyol çarpıcı açıklamalarda bulunarak, "Gerçekten aylarca çalışmış, gayret etmiş, emek vermiş, okul saatlerinden sonra her gece ter dökmüş, takım olmuş, ekip olmuş ve teknoloji geliştiren bir ruh var burada. Geleceğin garantisi burası; geleceğin Türkiye'sinin teminatı burada yetişen bu arkadaşlarımız, gençlerimiz, lise öğrencilerimiz, üniversite öğrencilerimiz." diye konuştu.
Yabancı konukların ve uluslararası basın mensuplarının da alanı ziyaret ettiğine dikkat çeken Akyol, "Evet, belki ürünleri birçok ülkede görüyorlar ama böylesine genç, arzulu, istekli, teknolojiyle buluşmuş bir kuşağı bulabilmeleri çok zor. Herkes şaşkınlıkla burayı izliyor." ifadelerini kullandı.
"HER TARAF YANGIN YERİ"
Dünyadaki güvenlik konjonktürünün Türkiye'yi savunma alanında daha hızlı aksiyon almaya ittiğini vurgulayan Akyol, şunları kaydetti: "Her taraf yangın yeri, görüyorsunuz. Dünyada artık kuralsız bir anlayış hakim oldu. Güçlü ordusu, güçlü devleti, güçlü savunma sanayisi olan yerler güvende. Oraya yönelik faaliyetler dünyanın her yerinde artmış durumda."
Çelik Kubbe projesinin Türkiye için kritik olan üç dört alandan biri olduğuna işaret eden Akyol, "Bir taraftan yüksek adetli teslimatlar yapıyoruz. Geçen yıl 100'e yakın unsurunu teslim ettik. Türkiye coğrafyasına yaymak için bu yıl daha fazlasını teslim ediyoruz. İçinde bulunduğumuz yıl seri olarak radarlarından hava savunma sistemlerine kadar, bunu yöneten yazılımına kadar bunu Türkiye sathına yaymaya çalışıyoruz." dedi.
Dost ülkelere yönelik ihracatın da sürdüğünü belirten Akyol, cuma günü bir dost ülkeye hava savunma sistemleri ihracatını ilan ettiklerini hatırlatarak, yakında hem Türkiye hem de ihracat için yeni müjdeler geleceğini söyledi.
ASELSAN'ın devam eden yatırım tutarının 3 milyar doların üzerinde olduğunu açıklayan Akyol, "İşte Oğulbey tesisimizin bu kapsamda yaptığımız yatırımlardan biri, ilk bölümünü temmuz ayında devreye aldık. Her üç ayda bir yeni tesisler devreye giriyor. Buralar daha yüksek üretim, daha fazla istihdama vesile oluyor." diye konuştu.
"9 AYDA 180 KÜSUR ARKADAŞIMIZ ASELSAN'A DÖNÜP İŞE BAŞLADI"
Savunma sanayisi ekosisteminin sadece Ankara ile kısıtlı kalmadığını, Anadolu'nun dört bir yanına yayıldığını anlatan Akyol, "Bizim Malatya'da tesisimiz var, Gaziantep'te tesisimiz inşa ediliyor, Urfa'da bazı faaliyetlerimiz var, bölgede Yüksekova'dan tutun başka bölümlerde ASELSAN'ın üniteleri var. Bugün Güneydoğu'dan 60'ın üzerinde firma ASELSAN'a ürün ve hizmet sağlıyor. Bu, bir dalga şeklinde aslında teknoloji hamlesinin bütün yurda yayılması demek." ifadelerini kullandı.
Temel amaçlarının insan üzerine kurulu olduğunu belirterek ASELSAN'ın geçtiğimiz hafta 10 bininci mühendisini istihdam ettiğini duyuran Akyol, yaklaşık 15 bin kişilik Türkiye'nin en nitelikli kadrosuyla çalıştıklarını vurguladı.
Tersine beyin göçü konusunda elde edilen büyük başarıya dikkat çeken Akyol, "Bunun daha da ötesinde sadece yeni mezun gençlerimiz, Türkiye'medeki arkadaşlarımız değil, çeşitli sebeplerle yurt dışına gitmişler de artık geri geliyor. Bugün 9 ayda 200'e yakın, yani tam rakam 180 küsur arkadaşımız ASELSAN'a dönüp işe başladı. Bu, onlara koyduğumuz altyapıdan, ortaya koyduğumuz projelerden, ortaya koyduğumuz aslında imkânlardan onların da heyecan duyması; devletimizin, milletimizin koyduğu vizyonun onlara da heyecan vermesiyle oluşmuş bir atmosfer." dedi.
"TIBBİ CİHAZDA TÜRKİYE'Yİ TAM BAĞIMSIZ HALE GETİRME HEDEFİMİZ VAR"
ASELSAN'ın sivil teknolojiler ve sağlık alanındaki atılımlarına da değinen Akyol, gelecek yılki TEKNOFEST yarışmalarından biri olan robotik cerrahinin lansmanını Sağlık Bakanlığı ve Can Sağlığı Vakfı ile beraber yapacaklarını açıkladı.
Şanlıurfa Şehir Hastanesinin açılışının çok kıymetli olduğunu ve hastanede ASELSAN üretimi 3 adet mobil X-ray cihazının bulunduğunu belirten Akyol, bugüne kadar 4 farklı tıbbi cihazı tamamlayarak milletin hizmetine sunduklarını söyledi.
Akyol, sahada aktif olarak kullanılan cihazların detaylarını şu sözlerle paylaştı: "Bugün kalp ataklarına, kalp krizlerine karşı OED cihazımız 21 ülkede operasyonel, 20 bin üzerinde cihaz aktif ve bugüne kadar 60'tan fazla insanın hayata tutunmasına yardımcı oldu. İkincisi mobil X-ray cihazımız; 35 binden fazla röntgen çekti ki yapay zekayla artık analiz de yapabiliyor. Üçüncüsü kalp-akciğer makinesi; dünyada 3 ülke geliştirdi. Bugün 40'ıncı ameliyatını yapmış durumda ve artık ihracat sözleşmelerini görüşüyoruz. Türkiye'de 3 hastanemizde kullanılıyor. Yine dördüncü cihazımız; ambulanslarda kullanılan şok cihazı diye bilinen cihazı da yerleştirdik ve onu da şu an Sağlık Bakanlığının çeşitli kurumlarının ambulanslarına entegre ediyoruz."
Tıbbi cihaz sektöründe ithalatı sonlandırmak üzere üniversiteler ve Sağlık Bakanlığı ile bir yol haritaları olduğunu anlatan Akyol, "Şimdi 3 yeni cihaz daha tasarlıyoruz: Ultrason cihazı mobil, özellikle aile hekimlerimize hizmet verecek, acil servislerde hizmet verecek. Yine dijital patoloji cihazı; bu tümör gibi sistemlerin daha hızlı, daha yüksek doğrulukta analizini sağlayan bir sistem. Yine X-ray cihazının C kollu versiyonunu tasarlıyoruz. Ve başka sistemlerle aslında tıbbi cihazda savunmada olduğu gibi Türkiye'yi tam bağımsız hale getirme hedefimiz var." diye konuştu.
"KAPASİTEYİ BİNLERLE İFADE EDİYORUZ"
Güdüm kitleri ve TOLUN mühimmat ailesindeki seri üretim süreçlerine ilişkin soruları da yanıtlayan Akyol, Çelik Kubbe gibi savunma sistemleri kadar taarruz gücünün de harp sahasındaki en büyük caydırıcılık unsuru olduğunu vurguladı.
TOLUN'un güdümlü ve akıllı mühimmatlarda oyun değiştirici bir yetenek olduğuna dikkat çeken Akyol, "1 metreden fazla betonu delebilen sığınak delici versiyonu aktif kullanımda. Parçacık etkili versiyonu, lazer arayıcı başlıklısı, IIR versiyonu... Bunların hepsi robotlarla seri, adetli üretiliyor ve artık kapasiteyi binlerle ifade ediyoruz; binlercesini ayda üretebiliyoruz." dedi.
Daha uzağı görmek ve daha uzağa vurmak anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Akyol, "Yakın zamanda büyük radarlar envantere verdik, daha uzun menzillilerini önümüzdeki aylarda açıklayacağız. Ama bir taraftan daha uzağa vurmaya çalışıyoruz. TOLUN'un itkili, çok uzun menzilli olanlarını göreceksiniz. Gerçekten karadan atılan, havadan atılan versiyonlarıyla TOLUN ailesini büyüteceğiz." ifadelerini kullandı.
Üretilen yüksek teknolojili sistemlerin temel amacının bölgesel caydırıcılık olduğunu anlatan Akyol, "Aslında bunları yapma sebebimiz hazırlıklarımızı tam tutarsak, bütün bu teknolojileri, bütün bu üretimleri kahraman ordumuzun envanteriyle taçlandırırsak, yüksek adetlerle doldurursak bizim coğrafyamızda bize kimse, herhangi bir art niyeti olan kimse aslında başka bir faaliyete geçemez. Bütün amacımız budur." dedi.
Dünyada güvenliğin bir numaralı konu haline geldiğini ve Türkiye'nin bu işlere erken başladığı için avantajlı durumda olduğunu belirten Akyol, "Güvenliği tesis edecek, ihracatı arttıracak, katma değeri arttıracak çalışmalarla ülkemize hizmet etmeye devam edeceğiz." diye konuştu.