Adalet Bakanı  Akın Gürlek AA Editör Masası'na konuk oldu ve faili meçhu cinayetlerin araştırılması hakkında açıklamalarda bulundu.

Adalet Bakanı Akın Gürlek: “Özellikle faili meçhul suçlar konusunda toplumda bir hassasiyet olduğunu biliyordum, özellikle Adalet Bakanı olunca. Biz bu hassasiyeti Gülistan Doku olayında da gördük. Yani Gülistan Doku gencecik bir kızımız, işte cinayet mi, intihar mı? Burada bir kargaşa vardı ama tabii şu an olayın rengi net olarak ortaya çıktı." 

"Bu hassasiyetten sonra arkadaşlarımızla istişare yaptık. Bakanlığımızın Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde sadece bu suçlara bakan dosyalara bakan bir daire başkanlığı kurduk; Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı. Mahkemelerden özellikle faili meçhul kalmış dosyaları aldık. 640 civarında bir dosya aldık. Daha sonra buradaki arkadaşlarımız teknik olarak da ekip var burada da." 

"Bunlar tamamen soruşturma yapmıyorlar, bu dosyalara özellikle kararlılıkla mücadele konusunda savcılarımızı, başsavcılarımızı teşvik ediyorlar. Yeni teknolojiyi kullanıyoruz. Bakın yani suç tarihi itibarıyla 20 yıl önce işlenmiş bir cinayette delil elde etme yöntemiyle, ya şu anki mevcut teknolojide delil elde etme yöntemi çok farklı. Adli tıp, şu an HTS baz istasyonu çakıştırması, genetik inceleme bunlar şu an çok hızlı bir şekilde, daha güncel bir şekilde yapılabiliyor." 

"Biz tamamen bu amaçla kurduk. Ben şunu diyorum her zaman: Suç ne kadar karanlığa gömülürse gömülsün, elbette bir gün gün yüzüne çıkar. Yani bu devletin gücünü gösteriyor, adalet mekanizmasının işlediğini gösteriyor. Vatandaşlarımız da bundan çok memnun; özellikle 20 yıl önce aydınlatılmamış, tozlu raflarda kalmış bir cinayetin sanığının adalet önünde hesap vermesi çok önemli. Biz bu sürece çok önem veriyoruz, Daire Başkanlığına önem veriyoruz ama bizim yaptığımız bir soruşturma değil. Tamamen teknik olarak arkadaşlarımızla bir istişare halinde, iş birliği halinde konuşuyoruz. O tarihte, 20 yıl önce işlenen bir cinayette işte gözden kaçırılan bir husus varsa başka bir göz bakış açısı olabiliyor. Teknik bir birim kurduk, onlar olay yerine gidip gerekirse inceleme yapabiliyorlar tabii savcılarımızın talimatıyla." 

"Olumlu da dönüşler aldık. Biliyorsunuz Muhsin Yazıcıoğlu, ondan sonra yani güncel Gülistan Doku, yani bunlar hepsi toplumda hassasiyet oluşturan olaylar, toplum vicdanını yaralayan olaylar. Bunların şu ana kadar çözülmemesi çözülmeyeceği anlamına gelmiyor. Çok olumlu dönüşler aldık. Bu sürece de önem veriyoruz. Şu ana kadar 56 dosya aydınlandı. Yani 56 tane raflarda tozlu kalmış dosyayı çıkarttık ve hukuk çerçevesinde cinayet işleyenleri adalet önüne attık. Burada dediğiniz gibi Fenerbahçe otobüs saldırısından tutun da baktığımız çok çeşitli dosyalar var. Uğur Mumcu dosyasına da bakıyoruz. İşte yakın zamanda MİT mensubumuz Kaşif Kozinoğlu 2011 tarihinde cezaevinde işte ölüm olup olmadığı tespitte değil, buna da bakıyoruz. Bunlar olumlu şeyler.”

“Ama şu var; burada yani isimden ziyade vatandaşımız için önemli olan şu: Vatandaşımız diyor ki 'Adalet ne olursa olsun kararlılıkla sonuna kadar bu şahısların yaptıkları yanına kâr kalmıyor. Yani bunlar elbet hukuk önünde hesap verecek.' Biz bu iradeyi, bu kararlılığı göstermek için bu birimi kurduk. Arkadaşlarımıza cesaretli, savcı arkadaşlarımızla sürekli görüştüğümüz için çok şükür 56 tane dosyada şu ana kadar aydınlatılmamış cinayeti ortaya çıkarttık." ifadelerini kullandı.

Yorumlar 0 Yorum Var
'de daha fazlasını keşfet
Fragmanlar Dünya Sağlık Spor Yemek