Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş NTV canlı yayınında soruları yanıtladı.
Çocukların sosyal medya kullanımına yönelik yeni düzenlemelerden, ailesini ve şahsını hedef alan fon iddialarına kadar birçok konuda değerlendirmeler yapan Bakan Göktaş, muhalefetin yürüttüğü karalama kampanyalarına karşı hukuki süreci başlattıklarını duyurdu.
ÇOCUKLAR İÇİN SOSYAL MEDYADA YENİ DÖNEM
Çocukların dijital dünyanın risklerinden korunması amacıyla hayata geçirilecek olan sosyal medya düzenlemesine değinilen programda, 15 yaş sınırı getiren yönetmeliğin detayları paylaşıldı. 1 Kasım'da yürürlüğe girecek olan yeni düzenleme kapsamında, platformlara 31 Mart 2027'ye kadar uyum süresi tanınması bekleniyor. Yeni sistemle birlikte sosyal ağlara erişimde yaş doğrulaması işleminin e-Devlet üzerinden yapılacağı bildirildi.
"CUMHURBAŞKANIMIZIN TUTUMU ÇOK NET"
Bakanlığın yürüttüğü Aile 10 Yılı ve Terörsüz Türkiye süreci gibi önemli başlıkların yanı sıra, son günlerde siyasetin gündemine oturan fon soruşturmaları da programın ana konularından biri oldu. Fon soruşturmaları kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tutumunun çok net olduğunu belirten Bakan Göktaş, "Ucu kime dokunursa dokunsun, nereye varırsa varsın gereği neyse yapılacak. Bu süreci büyük bir titizlikle yürüten bir Cumhurbaşkanımız var. Keza aynı şekilde süreçle ilgili aslında bir titizlik ve bir çalışma yürütülüyor." dedi.
FON İDDİALARINA YANIT
Geçtiğimiz hafta ailesini hedef alan iftiralara maruz kaldıklarını anlatan Bakan Göktaş, sürece dair ilk kez detaylı bir bilgilendirme yaparak şunları kaydetti:
"Bir gün öncesinde Meclis'te, çarşamba günü Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz'ın bir bilgilendirmesi oldu. O süreçte muhalefet, özellikle bahsi geçen Ümit Özlale, uzun uzun bir bakan ve bir bakan babası diye dile getirdi. Akşam 20.00 gibi bana milletvekilimizin bir tanesi haber gönderdi. Dedi ki, 'Ben kendisiyle görüşüyorum, korkarım ki olayı size sıçratmaya, babanıza sıçratmaya çalışıyorlar.' Ben de dedim ki, 'Ellerinden geleni ardına koymasınlar. Ne babamın ne de ailemin hiçbir ferdinin bu fonlarda tek bir hesabı yoktur, tek bir kaydı yoktur.' Ellerinde delil olduğunu söylediler. Dedim ki, 'Delilleri de ortaya koysalar böyle bir şey yok. Söyleyin onlara, ellerinde patlarlar.' Böyle bir delil yok çünkü, isim benzerliği vardır."
"İTİBARSIZLAŞTIRMA KAMPANYASI BAŞLATTILAR"
Muhalefetin son zamanlardaki kirli siyasetine hep beraber şahitlik ettiklerini vurgulayan Bakan Göktaş, iftira, yalan ve itibarsızlaştırma girişimlerinin sürekli hale geldiğini ifade etti. Olayın yaşandığı gece ailesini aradığını belirten Göktaş, "Babamı, annemi aradım. Onlar da kaplıcalardaydı Ayaş'ta. Dedim ki, 'Yarın sizlerle ilgili böyle bir şey olabilir, lütfen rahat olun, üzülmeyin, izlemeyin televizyonları.' Tabii ben yapmadım demek kadar zor bir şey yok. O gece birkaç gazeteci de ulaştı. Biz de onlara böyle bir şey olmadığını söyledik." diye konuştu.
Aynı gece Ticaret Bakanı Ömer Bolat'a yönelik de bir itibarsızlaştırma kampanyası başlatıldığını ve fon operasyonu öncesi 170 milyon TL çektiği iftirasının atıldığını hatırlatan Göktaş, gazetecilerin kendi ismini teyit edemedikleri için o anda yansıtmadıklarını söyledi.
"BABAMIN TC'SİNDE ÖYLE BİR İŞLEM OLMADIĞINI ÖĞRENDİM"
Yirmi yıldır siyaset yaptığını ve yurt dışında da çok yoğun mücadeleler verdiğini hatırlatan Bakan Göktaş, pek çok defa itibarsızlaştırma girişimlerine maruz kaldığını belirterek süreci şu sözlerle anlattı:
"Ben her türlü hazırlığımı yaptım. Tek başıma metnimi hazırladım. Fakat yine de SPK'yı aradım, TMSF'yi aradım, Borsa İstanbul'u aradım. 'Hasan Özdemir adı altında başka işlem yapan varsa bana bilgisini verir misiniz?' dedim. 'Veremeyiz' dediler. Neden veremezsiniz dedim. 'Bunlar bir şey hazırlıyor ve belki bir saat, iki saat sonra beni itibarsızlaştırmaya çalışacak.' Veremeyiz dediler, çünkü biz girersek log kayıtları ortaya çıkıyor. 'Sayın Bakanım size veremeyiz, ancak babanızın olup olmadığını teyit edebiliriz' dediler. Ve babamın TC'sini verdim, babamın TC'sinde öyle bir işlemde bulunmadığını öğrendim."
"ÜMİT ÖZLALE SİZ BİR MÜFTERİSİNİZ"
Yeni Parti Sözcüsü Ümit Özlale'nin saat 15.00'te yaptığı canlı yayına dikkat çeken Bakan Göktaş, Özlale'nin 15.05'te bir dosya numarası sunarak doğrudan kendisini ve babasını hedef aldığını belirtti. Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) üzerinden dosya numarasını araştırdığını söyleyen Göktaş, çarpıcı açıklamalarda bulunarak, "Ümit Özlale'nin elinde olan bilgi, belgelerin bende olmadığı ve ben erişemememe rağmen, ben ancak iddia ettiği ve verdiği dosya numarası üzerinden ancak sınırlı bir bilgiye erişebildim. Bu ülkenin bakanı olarak. Ümit Özlale çok iyi biliyordu benim babamın orada isminin olmadığını. Bu şahsın, Hasan Özdemir'in babam olmadığını çok iyi biliyordu. Peki amacı neydi? Amacı tamamen karalamaktı. Amacı kirli propagandaydı. Amacı dezenformasyonu sağlamaktı." dedi.
İddiaların ardından bütün fon aparatlarının aynı anda kendi ismini kullanarak manşetler attığını belirten Göktaş, Emniyet'ten TC numarasını teyit ederek 40 dakika içinde iddiaları yalanladığını ifade etti. Göktaş, "Burada hedef alınan ben, babam, ailem ama aynı zamanda Cumhurbaşkanımız, hükümetimiz. Bir itibarsızlaştırma kampanyası içerisinde oldular." ifadelerini kullandı.
"İSPAT ETSİN İSTİFA EDERİM"
Meclis nöbeti sırasında basına açık bir şekilde iddialara cevap verdiğini hatırlatan Bakan Göktaş, "Dedim ki o ispat edemiyorsa istifa etsin. Edemedi. Bakın edemedi, etmez ve saatler sonra bir açıklama yaptı, utanç verici bir açıklama. Bakın ne bir özür ne bir imtina, hiçbir şey yok. Kendisi de bir hafta öncesinde itibar suikastına uğramış, kendisi isim doğrulatmış. Bakın bizim haberimiz yoktu. Ya neyin mağduriyetini yaşıyorsun sen? Ve utanmadan diyor ki bakana birkaç dakikalık mağduriyet yaşatmışız. Ya utanma duygusu yok, arlanma duygusu yok. Tamamen çamur siyaseti." diye konuştu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in açıklamalarına da sert tepki gösteren Göktaş, "Bugün Özgür Özel bir açıklama yapıyor. Günlerdir babamın ellerinden öpüyor ve özür diliyor. Yahu böyle bir şey olabilir mi? Bir aileye bu kadar saldırılabilir mi? Bu kadar ucuz siyaset yapılabilir mi? Rüşvet ve yolsuzlukla adı çıkanlarla benim babamın adını yan yana getiriyor. Rüşvet, yolsuzluk ayyuka çıkmış, o kadar dosya, bilgi, belge, itirafçı olan İBB dosyasında adı geçen bir insanın babasıyla benim babamı bir tutuyor. Böyle bir şey kabul edilebilir mi?" diyerek tepkisini dile getirdi.
"HUKUK ÖNÜNDE HESABINI SORACAĞIM"
Sistematik bir saldırı ve karalama kampanyası ile karşı karşıya olduklarını belirten Bakan Göktaş, Ümit Özlale, Cemal Enginyurt ve Ali Mahir Başarır hakkında suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. Babasının da ayrıca hukuki girişimde bulunduğunu belirten Göktaş, "Ben hemen ivedi bir şekilde suç duyurusunda bulundum. Hem bunu yapan hem bunu yayanlarla ilgili. Tazminatımızı da aldığımızda bunu inşallah Aile ve Gençlik Fonumuza da yatıracağım evlenecek gençlerimizi destekleme projesinde. İşin arkasını bırakmayacağım ve kesinlikle bunun hesabını er ya da geç göstereceğim, yani hukuk önünde hesabını soracağım. Kaçacakları hiçbir delik yok ve yalan olduğunu bile bile çamur at izi kalsın politikası güttüler." dedi.
Ümit Özlale'ye yönelik eleştirilerini sürdüren Bakan Göktaş, "Ümit Özlale, size bu bilgileri, belgeleri kim verdi? Benim ulaşamadığım, bakan olarak ulaşamadığım bu dosyalara siz nasıl ulaştınız? Ümit Özlale siz bir müfterisiniz ve Türk siyasetine adınızı bir müfteri olarak kaydettiniz. Ben bunlardan korkmuyorum ama bunları ben kendi geçmişleriyle baş başa bırakıyorum. Sahip oldukları ve savundukları rüşvetçilerle, yolsuzlarla baş başa bırakıyorum." ifadelerini kullandı.