İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince görülen "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasında sanıkların savunmaları dikkat çekti. Tutuksuz sanıklardan iş insanı Mehmet Muhittin Palazoğlu, 23 Haziran 2019 yerel seçimlerinden hemen sonra şirketlerine ait tüm reklam alanlarının tek gecede indirildiğini söyledi. Tuzla'daki projesi için iskan alamayınca Murat Ongun ile görüştüğünü ve kendisini kültür-sanat ihalelerine yönlendirdiğini anlatan Palazoğlu, ardından gelen tehdit ve baskı sürecini detaylandırdı.
"ÖDEYEN FAİL DEĞİL, MAĞDURDUR"
Sektörde iş yapamamakla tehdit edildiklerini ve Murat Ongun'un eşi Gözdem Zeynep Ongun'la bağlantılı B. şirketinden 200 tespih alımı adı altında 600 bin lira ödemeye zorlandıklarını belirten Palazoğlu, kendisine Emrah Bağdatlı tarafından gönderilen, "Patronun karısının şirketi, iyi düşün." mesajlarının gösterildiğini aktardı. Benzer faturaların diğer reklam şirketlerine de kesildiğini vurgulayan Palazoğlu, "Bunun adı ticaret değil baskıdır, haraçtır. Kamu görevinin sağladığı nüfuzu kullanarak baskıyla yaptırılan ödeme rüşvet değil, irtikaptır. Ödeyen de fail değil, mağdurdur." dedi.
Organizasyon şirketi sahibi Ahmet Çiçek de 2019 seçimlerinin ardından reklam yetkilerinin Murat Ongun'da toplandığını ve taleplerin Kültür AŞ üzerinden yürütüldüğünü iddia etti. Bazı şirketlerden fatura karşılığında para çıkarılması teklifini kabul ettiğini ve bunun karşılığında yüzde 6 komisyon aldığını anlatan Çiçek, paraların Berat Kapki'nin çalışanı Sinan Sepetçi tarafından organize edilip bankalardan çekildiğini söyledi.