İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Borsa İstanbul'da fonlar üzerinden yürütülen manipülasyon ve piyasa dolandırıcılığı soruşturmasında kritik bir aşamaya gelindi. Şirket hisselerinde defter değerinin 100 katına varan yapay artışlarla haksız kazanç sağlandığı tespit edilirken, aralarında tanınmış iş insanları, portföy yöneticileri ve borsa aktörlerinin de bulunduğu şüphelilerin taşınmaz devirleri, gayrimenkul satışları ve yüksek tutarlı bankacılık işlemleri başsavcılığın iznine bağlandı. Soruşturma kapsamında ayrıca 109 şüphelinin mal varlıklarına adli tedbir konuldu.

Yaşanan bu hukuki sürecin siyasi ve toplumsal yansımalarını değerlendiren Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, köşe yazısında dikkat çekici veriler paylaştı.

"ERDOĞAN KRİZİN ÜSTÜNÜ ÖRTMEYE ÇALIŞMIYOR"

Kamuoyunun nabzını tuttuğunu ve anketleri takip ettiğini belirten Selvi, "Fon rezaleti muhalif tabanı rahatsız etmedi. Hatta yer yer 'oh olsun' diyenler var. 'Bu kriz AK Parti'yi götürür' diye ellerini ovuşturanlar var. Ancak unuttukları bir nokta var. Erdoğan, krizin üstünü örtmeye çalışmıyor. 'Sütte leke var benim arkadaşlarımda leke yok' demiyor. Tam aksine süratle çözmeye çalışıyor." dedi. ABD'deki Madoff krizinin çözümünün 16 yıl sürdüğünü hatırlatan Selvi, Türkiye'de ise henüz bir ay dolmadan önemli mesafe alınmaya başlandığını vurguladı.

"AK PARTİ OYLARINDA 3-3.5 PUANLIK BİR GERİLEME"

Fon krizinin siyasi faturasına dikkat çeken Selvi, "Fon krizi AK Parti oylarında 3-3.5 puanlık bir gerilemeye neden olmuş. Açgözlü muhterislerin verdiği zararı görüyor musunuz?" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a olan destekte ise bir azalma olmadığını anlatan Selvi "Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan sürecin başından beri doğru bir duruş sergiledi. Gömleğin ilk düğmesini doğru ilikledi. O nedenle halkımız Erdoğan'ı ayrıştırıyor." ifadelerini kullandı.

"KELLELERİNİN KOPARILMASINI TALEP EDİYOR"

Araştırmalarda adalet ve eşitlik duygusunun ön plana çıktığını belirten Selvi, vatandaşın beklentilerini şu sözlerle aktardı:

"Muhalif belediye başkanları ellerine kelepçe vurulup cezaevine atılırken, fon rezaletine imza atanların korunmamasını istiyor. Fon rezaletinin mimarları, onlara destek verenler, göz yumanlar, zamanında tedbir almayanlar. Yani bu faturayı milletin başına saranların hesap vermesini istiyor. Kellelerinin koparılmasını talep ediyor."

Süreç yönetiminin krizin kendisinden daha önemli hale geldiğini vurgulayan Selvi, sadece fonların tasfiye edilmesinin yeterli olmadığını, sorumlulardan hesap sorulduğu duygusunun topluma verilmesi gerektiğini kaydetti.

"DENETİM VE GÖZETİM YAPMASI GEREKEN KURULUŞLAR SORUMLU"

ASAL Araştırma tarafından yapılan anketin sonuçlarını da paylaşan Selvi, halkın krizden kimleri sorumlu tuttuğuna dair verileri aktardı. Ankete katılanların yüzde 45.6'sının "Denetim ve gözetim yapması gereken kuruluşlar sorumlu" dediğini belirten Selvi, "'Ekonomi yönetimi sorumlu' diyenlerin oranı yüzde 24.7 çıkarken, 'Yüksek getiri için risk alan yatırımcılar' diyenlerin oranı da yüzde 19.9 çıkıyor." dedi.

BAKAN ŞİMŞEK UYARMIŞTI? "BİR BUÇUK YILLIK GECİKME NE ANLAMA GELİYOR?"

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkan Yardımcısı Ahmet Aksu'nun TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundaki açıklamalarına da değinen Selvi, fondaki yoğunlaşmanın 2025 yılında artmaya başladığını hatırlattı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in 4 Kasım 2025 tarihinde uyarılarda bulunduğunu belirten Selvi şu souyu yöneltti: "Borsa'da belli fonlar üzerinde yoğunlaşma ne zaman başlamış? 2025 yılında. Peki 131 fonun tasfiyesine ne zaman karar verilmiş? 17 Eylül 2026'da. Yani bir buçuk yıl sonra. Borsa'da işlemler anlık yapılırken bir buçuk yıllık gecikme ne anlama geliyor?" 

Serkan Karahaliloğlu Haber7.com - Muhabir
Haber 7 - Serkan Karahaliloğlu

Editör Hakkında

Üsküdar Üniversitesi'nin Medya ve İletişim bölümünden mezun oldu. Sektöre TV8 ekranlarında yayınlanan yemek programının kurgu ekibinde başladı. 2022 yılından itibaren çalışmakta olduğu haber7.com bünyesinde mesleki hayatına devam etmektedir.
Yorumlar 0 Yorum Var
'de daha fazlasını keşfet
Fragmanlar Dünya Sağlık Spor Yemek