Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Üniversitesi Çapa Yerleşkesi'nde düzenlenen toplu açılış ve temel atma töreninde konuştu. Erdoğan, Türkiye'nin sağlık alanındaki köklü tarihine ve devlet geleneğindeki devamlılığa vurgu yaptı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Üniversitesi Çapa Yerleşkesi'nde düzenlenen İstanbul Üniversitesi Hastanesi Çapa Yerleşkesi Toplu Temel Atma ve Toplu Açılış Töreni'ne katılarak önemli değerlendirmelerde bulundu.
Ülkenin dört bir yanında insanlara kaliteli sağlık hizmeti sunabilmek için özveriyle çalışan sağlık ordusunun her bir neferine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir yaraya merhem, bir derde deva olabilmek için çalışan sağlık ordumuzun her bir neferine tebriklerimi, teşekkürlerimi, muhabbetlerimi iletiyorum." dedi.
İnşası tamamlanan eserlerin toplu açılışını yapmak ve yenilerinin temellerini atmak üzere bir araya geldiklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
"Birazdan İstanbul Üniversitemizin Çapa ve Esenyurt yerleşkelerinde bulunan yeni dahiliye hastanesi ile Esenyurt hastanesinin 'Ya Allah, Bismillah' diyerek kurdelesini keseceğiz. Ayrıca ortopedi, travmatoloji ve cerrahi 2 hastanesi ile Denizabdal Camimizin temellerini atacağız. Bu eserlerin tamamının şehrimize, ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Sağlık Bakanlığımızı, üniversitemizi ve yüklenici firmamızı tebrik ediyor, bu yapıları alın ve fikir teri ile sulayan işçi, memur ve mühendislerimize de canıgönülden teşekkür ediyorum."
"İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ BİZE ECDADIN EMANETİDİR"
Türkiye'nin hem sağlık hizmetleri hem de tababet ilmi noktasında çok ciddi bir birikimin ve köklü bir kurumsal tarihin temsilcisi olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tabiplik bizde asla sıradan bir meslek olarak görülmemiştir. Hekim, hikmete erişen bir şahsiyet olarak telakki edilmiştir. Tıp sahasında Avrupa'da Orta Çağ'ın en karanlık sahneleri yaşanırken, biz Anadolu'nun dört bir yanındaki bimarhanelerle, şifahanelerle ve daha pek çok kurumla 13. asırdan itibaren bu alanda adeta temayüz ettik. İstanbul Tıp Fakültesi de bize ecdadın emanetidir." diye konuştu.
Bu fakültenin, Cihan Devleti Osmanlı'nın emanet ettiği kurumlardan biri olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk etapta Fatih Sultan Mehmet'in emriyle kurulan ve fakültenin nüvesini oluşturan Fatih Darüşşifasında tıp eğitiminin ilk izlerinin görüldüğünü aktardı. Yaklaşık dört asır sonra 14 Mart 1827'de Sultan 2. Mahmut tarafından inşa ettirilen Tophane-i Amire ile ilk modern tıp fakültesinin hayat bulduğunu hatırlatan Erdoğan, "Cerrahane-i Amire'nin de ilave olunmasıyla bu köklü kurum 1839 yılında önce Mektebi Tıbbiye-i Şahane ve Darülfünun Tıp Fakültesi adlarını almış, devamında ise İstanbul Tıp Fakültesi olarak hizmet vermiştir." ifadelerini kullandı.
"ESARETE BOYUN EĞMEYECEĞİMİZİN TÜM DÜNYAYA İLANI OLMUŞTUR"
Devlet geleneğinde devamlılığın esas olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın diyen ecdat, devleti ebed müddet anlayışımızı kurumlarımıza da yansıtmıştır. Bu kurumlar devletle birlikte milletin de kurumları olduğu için istiklal ve istikbal hamurumuz da aynı zamanda buralarda yoğrulmuştur." dedi.
Milli mücadele yıllarında sağlık kurumlarının üstlendiği tarihi role değinen Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Örneğin 14 Mart 1919'da Hikmet Bey ve arkadaşlarının Tıbbiye-i Şahane binasında dalgalandırdığı Türk bayrağı, esarete boyun eğmeyeceğimizin tüm dünyaya ilanı olmuştur. Kızılayımızın, Yeşilayımızın ve daha pek çok sivil müessesenin milli mücadele yıllarında ortaya koyduğu seferberlik ruhu bu kurumlarda adeta vücut bulmuştur. Kıbrıs Barış Harekatı'ndan 15 Temmuz darbe girişimine, Kovid-19 salgınından 6 Şubat depremlerine bu ruh her seferinde ortaya çıkmıştır."
Gelecek yıl 200. kuruluş yıl dönümünü kutlayacak olan İstanbul Tıp Fakültesinin tüm mensuplarını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, başarılarla dolu iki asırlık geçmişinde bünyesinden dünyaca ünlü isimler çıkaran kurumun, daha nice asırlar millete şifa dağıtacağına ve tıp literatürüne önemli katkılar yapacağına inandığını dile getirdi.