İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları sürerken, Riyad cephesinden ABD'ye tepki geldi. Suudi Arabistan merkezli Körfez Araştırma Merkezi Kurucu Başkanı Dr. Abdulaziz bin Sager BBC News kanalında, Suudi Arabistan'ın ABD'nin müttefiki olmadığını, ABD'nin Husilerle anlaşmasının ise utanç verici olduğunu ifade etti.
Yemen'de Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana ve bazı bölgelerin kontrolünü elinde bulunduran Husiler, son haftalarda Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'a ve ülkenin diğer bölgelerine saldırılar düzenliyor. Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Otoritesi (GACA), ülkedeki 5 havalimanına bir haftada düzenlenen 10 saldırıda 20 kişinin hayatını kaybettiğini açıklamıştı.
ABD'nin İsrail'in güvenliği için 52 gün içinde 800'den fazla askeri saldırı gerçekleştirdiğini hatırlatan Dr. Abdülaziz bin Sager, "Ancak ABD, Amerika tarafından terör örgütü olarak sınıflandırılan silahlı bir grup olan Husilerle anlaşmak için Umman'da bir araya gelip Amerikan gemilerine saldırmamaları konusunda güvence aldığında, bu utanç verici bir durum ortaya çıktı." dedi.
"TERÖR ÖRGÜTÜYLE MÜZAKERE EDERSENİZ MEŞRULAŞTIRIRSINIZ"
Terör örgütü olarak sınıflandırılan silahlı bir grupla müzakere edilmesinin o grubun faaliyetlerini meşrulaştıracağını anlatan Sager, "Aynı zamanda o grubun bulunduğu bölge üzerindeki hakimiyetini de meşru kabul etmiş olursunuz. ABD'nin bu silahlı grupla böyle bir anlaşmaya girmemesini, dünyanın en büyük gücü olan ABD'nin egemenliğine, kapasitesine ve gücüne bağlı kalmasını isterdik." ifadelerini kullandı.
ABD'nin mevcut durumunu ve seçim gündemini anlayışla karşıladıklarını belirterek Washington'un dostlarının yanında yer alması gerektiğini vurgulayan Sager, şunları kaydetti:
"Amerikan seçimlerinin gündemini, şu anda Hürmüz Boğazı'nda yaşananları ve ABD'nin askeri mühimmat ve teçhizat tedarikinde karşı karşıya olduğu bazı eksiklikleri anlıyoruz. Ancak ABD'nin dostlarının yanında yer almasını da beklerdim. Zira ABD de dünyanın geri kalan ülkeleri gibi Babülmendep ve Hürmüz boğazlarında yaşananlardan etkileniyor."
ABD'DEN İKİ FARKLI ALANDA DESTEK BEKLENTİSİ
ABD'nin Suudi Arabistan'a iki farklı alanda destek sağlayabilecek kapasiteye sahip olduğuna dikkat çeken Sager, "Birincisi, uydu görüntüleri ve dünyanın çevresinde saniyeler içinde dolaşan uydular aracılığıyla istihbarat desteği sunabilir. Husiler fırlatma platformlarını harekete geçirmeye ve bu platformları mağaralardan çıkarmaya başladığında ABD bunu tespit edebilir. Ayrıca füzeler fırlatıldığında, belirli bir aşamada bu füzelerin önlenmesi için destek sağlayabilir veya bu konuda doğrudan yardım edebilir. Mühimmat eksikliği varsa ABD bu açığı da kapatabilir." diye konuştu.
"SUUDİ ARABİSTAN BİR MÜTTEFİK DEĞİL, BİR ORTAKTIR"
Suudi Arabistan'ın bölgede ABD ile kurduğu ayrıcalıklı ilişki nedeniyle beklentilerinin bu yönde olduğunu ifade eden Sager, sunucunun müttefiklik vurgusuna cevap vererek, "Suudi Arabistan bir müttefik değil, bir ortaktır. Müttefik kelimesinin kullanılmasına katılmıyorum. ABD, İsrail'i kendi müttefiki olarak tanımlıyor. Biz ise ABD açısından bölgede stratejik ortak konumundayız." dedi.
Riyad yönetiminin ABD'ye karşı bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğinin altını çizen Sager, "Bizim açımızdan temel öneme sahip olan hususlardan biri de sattığımız temel ürünün dolar üzerinden fiyatlandırılmasıdır. Mevduatlarımızın büyük bölümü ABD doları cinsindendir. Askeri alımlarla ilgili olarak da hala 140 milyar dolarlık bir fatura söz konusu." değerlendirmesinde bulundu.