Değerli metaller piyasasında ekim ayının sonuna yaklaşılırken gümüş, altına kıyasla çok daha sert bir düşüş yaşadı. 30 Ekim Cuma günü uluslararası piyasalarda ons gümüş gün içinde yüzde 2,1'e varan kayıp yaşarken, altındaki gerileme yüzde 0,6 civarında kaldı. Ay başında 60 doların üzerinde işlem gören gümüşün ons fiyatı 52 dolar seviyelerine kadar çekildi. 29 Ekim kapanış verilerine göre gümüşün aylık kaybı yüzde 12,6'ya ulaşırken, altın aynı dönemde yüzde 3,6 geriledi.
İki metal arasındaki ayrışmayı gösteren altın-gümüş oranı, eylül sonundaki yaklaşık 70 seviyesinden 29 Ekim itibarıyla 77'ye yükseldi. Bu farkta altının yatırım portföyleri ve merkez bankası rezervlerinde güvenli liman olarak öne çıkması, gümüşün ise sanayide yoğun biçimde kullanılması etkili oldu. Küresel büyüme ve sanayi üretimine ilişkin endişelerin gümüş talebini daha fazla baskıladığı değerlendiriliyor.
Gümüş Enstitüsünün 2026 yılı projeksiyonlarında, sanayide kullanılan gümüş miktarının yüzde 2 azalarak yaklaşık 650 milyon onsa gerilemesi bekleniyor. Özellikle güneş paneli üreticilerinin maliyetleri düşürmek amacıyla daha az gümüş kullanan teknolojilere yönelmesi talep üzerinde baskı oluşturuyor. Yapay zekâ, veri merkezleri, mikro elektronik ve otomotiv sektörlerindeki büyümenin ise bu düşüşü ne ölçüde telafi edeceği belirsizliğini koruyor.
Öte yandan küresel gümüş piyasasında 2026 yılında yaklaşık 67 milyon ons arz açığı oluşabileceği tahmin ediliyor. Böyle bir durumda piyasa üst üste altıncı yıl arz açığı yaşayacak. Ancak uzmanlar, fiziki arz açığının tek başına fiyatları yükseltmeye yetmeyeceğini; mevcut stokların, yatırımcı satışlarının ve ekonomik beklentilerin de fiyatlar üzerinde belirleyici olduğunu vurguluyor.
ABD'de güçlü ekonomik veriler ve yüksek enflasyonun, Fed'in faizleri uzun süre yüksek tutabileceği beklentisini güçlendirmesi de değerli metaller üzerinde baskı oluşturuyor. Türkiye'de gram gümüş fiyatı ise uluslararası ons fiyatının yanı sıra dolar/TL kurundan da etkileniyor. Analistler, yatırımcıları fiziki gümüşteki alış-satış makasına dikkat etmeleri konusunda uyarırken, 50 dolar seviyesi, Fed'in faiz politikası ve sanayi talebindeki gelişmelerin önümüzdeki dönemde yakından izleneceğini belirtiyor.