AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, Habertürk TV Ankara Temsilcisi Nasuhi Güngör'e yaptığı açıklamalarda Türkiye'nin siyasi gündemi, Terörsüz Türkiye süreci, ekonomi ve dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda sahadaki çalışmaların devam ettiğini ve herhangi bir aksama yaşanmadığını belirten Ala, emeklilerin ekonomik sıkıntılarının farkında olduklarını ve iyileştirme çalışmalarının sürdüğünü söyledi. Fon soruşturmasında sorumluların kim olduğuna bakılmaksızın gerekenin yapılacağını vurgulayan Ala, yeni anayasa tartışmaları, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Gazze'deki gelişmelere ilişkin de konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden adaylığı konusunda net bir mesaj veren Ala, AK Parti'nin adayının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu açıkladı.
"AK PARTİ'Yİ MİLLET KURDU, BİZ TABELASINI ASTIK"
AK Parti'nin kuruluş sürecini anlatan Efkan Ala, partinin milletin iradesiyle ortaya çıktığını belirterek Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Partiyi millet kurdu, biz tabelasını astık" sözlerini hatırlattı.
AK Parti'nin kuruluşunun ardından gerçekleştirilen ilk seçimlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın milletvekili adayı olamadığını anımsatan Ala, partinin iktidara gelmesinden sonra Siirt'te yapılan seçimle TBMM'ye girdiğini söyledi.
Bu süreçte statükonun ve onun etkisi altındaki kurumların siyasi iradeye karşı çeşitli engeller çıkardığını savunan Ala, AK Parti'nin bu engelleri demokratik siyaset yoluyla aştığını ifade etti.
AK Parti öncesinde hükümetlerin ortalama görev süresinin 1 yıl 7 ay olduğunu belirten Ala, partinin 24 yıldır kesintisiz iktidarda bulunmasının siyasi istikrarın önemini ortaya koyduğunu söyledi.
Ala, "AK Parti siyaseti kurumsallaştırdı. AK Parti'den sonra 'Siyaseti millet yönetecek' kanaati oluştu. Bu konuda sosyolojik bir mutabakat sağlandı" değerlendirmesinde bulundu.
CUMHURBAŞKANININ HALK TARAFINDAN SEÇİLMESİNE VURGU
AK Parti döneminde gerçekleştirilen anayasa değişikliklerine değinen Ala, en önemli reformlardan birinin cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesinin önünü açan düzenleme olduğunu söyledi.
Geçmişte cumhurbaşkanlığı seçimlerinin Türkiye'de siyasi krizlere neden olduğunu ifade eden Ala, 367 krizini de bu dönemin örneklerinden biri olarak gösterdi.
Ala, "Cumhurbaşkanlığı seçimleri Türkiye'ye büyük maliyetler ödetti, problemler yaşandı. Muhtıralar verildi, TBMM'nin üzerinden uçaklar havalandı, darbeye teşebbüs edildi. AK Parti bunlara son verdi" dedi.
Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine yönelik anayasa değişikliğinin referandumla kabul edildiğini hatırlatan Ala, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın halk tarafından seçilen ilk cumhurbaşkanı olduğunu belirtti.
Bu düzenlemenin sonraki anayasa değişikliklerinin de önünü açtığını ifade eden Ala, siyasi iradeye yönelik müdahale girişimlerinin demokratik yöntemlerle bertaraf edildiğini savundu.
"28 ŞUBAT'IN DÜZENLEMELERİ TARİHE KARIŞTI"
Türkiye'nin geçmişte vesayetçi bir yönetim anlayışıyla karşı karşıya kaldığını savunan Ala, devlet kurumları üzerinde etkili olan yapıların millet iradesiyle mücadele ettiğini söyledi.
FETÖ'nün yargı, ordu ve emniyet gibi kurumlara sızdığını belirten Ala, bu yapıyla mücadelenin devlete ve millete bağlı kamu görevlileriyle yürütüldüğünü ifade etti.
Devlet kurumlarının kendi görev alanlarına çekilmesi ve vesayetin ortadan kaldırılmasının zorlu bir süreç olduğunu vurgulayan Ala, bu mücadeleyi hareket halindeki bir otobüsün motorunu yolculara zarar vermeden tamir etmeye benzetti.
12 Eylül dönemindeki yönetim anlayışını da eleştiren Ala, toplumun farklı kesimlerinin tehdit olarak görüldüğünü, ancak hızla sanayileşen, şehirleşen ve dünyayla bütünleşen Türkiye'nin böyle bir sistemle yönetilemeyeceğini dile getirdi.
28 Şubat sürecindeki düzenlemelerin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın siyasi iradesiyle ortadan kaldırıldığını belirten Ala, "28 Şubat bin yıl sürecek deniyordu. Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla 28 Şubat sürecinin bütün düzenlemeleri tarihin çöplüğüne atıldı" ifadelerini kullandı.
Ala, bu değişimin demokratik siyaset yoluyla ve milletin seçimlerde ortaya koyduğu destek sayesinde gerçekleştiğini söyledi.