Anayasa Mahkemesi, 4721 Sayılı Kanunu'nun, paylı mülkiyetli bir taşınmazın başka birisine satışı durumunda, diğer pay sahiplerinin alım hakkını düzenleyen maddelerine yönelik iptal başvurusunu ele aldı. Bu tür durumlarda, pay sahibi, bir başka pay sahibinin 3. şahıslara satış yapması durumunda alım hakkını kullanmak için dava açıyordu. Bu davalarda, hakim, açılan dava üzerine hemen rayiç bedel belirliyordu ve davayı açan bu bedeli yatırmak zorundaydı. Yüksek Mahkeme'nin Resmi Gazete'de yayınlanan kararına göre, hakimlerin paydaşların açtığı dava üzerine rayiç belirleme yetkisi Anayasaya aykırı bulundu.
4731 Sayılı Medeni Kanunu'nun 732. maddesinde “Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler.” deniliyor. Uygulamada, ev, arsa ve tarla gibi taşınmazda, hak sahipleri, herhangi bir hak sahibinin başka birisine payını satması halinde, alım hakkına sahipti ve bu hakkı dava açarak kullanabiliyordu.
Bu maddeye, yapılan bir ekleme ile hakimlere, taşınmaz için rayiç bedel belirleme yetkisi verildi. Eklenen maddede şöyle denildi:
“Dava konusu payın rayiç bedeli hâkim tarafından gecikmeksizin belirlenir. Önalım hakkı sahibi, belirlenen rayiç bedel ile alıcıya düşen tapu giderlerini nemalandırılmak üzere hâkim tarafından belirlenen yere verilen kesin süre içinde nakden yatırmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, verilen kesin süre içinde yerine getirilmezse önalım hakkı sahibi adına payın tesciline karar verilemez. Yatırılan bedel, hükmün kesinleşmesi üzerine nemalarıyla birlikte ilgilisine ödenir.”