Karlı, fırtınalı bir hava... Keş Dağı’nın eteklerinde, Türk siyasetinde iz bırakan Muhsin Yazıcıoğlu şüpheli bir kazayla aramızdan ayrıldı. Derdiyle dertlendiği milletiyle son kez hasbihal etmiş, helikopter yolculuğunda şehadete yürümüştü. Toprağı örten soğuk kar, şehadetinde onun bedenini üşütmedi, ısıttığına inandırdı bizi.

Zorlu, çileli geçen bir ömür. İslam’a ve Müslümanlara hizmet, ayağı tökezlemiş, dirilişini bekleyen Türkleri yeniden ayağa kaldırma hayaliyle geçen bir ömür. Anadolu’nun bağrından çıkan ve yine Anadolu’nun bağrında sonlanan ve içinde bulunmasına rağmen siyasetin sivri dilinden uzak, naif bir ömür. Soğuk hapishanelerde üşüyerek geçen ama ülküsünden vazgeçmeyen, ülküsü uğrunda nice zorluklara hiç tereddüt etmeksizin göğüs geren bir ömür.

Evet, 11 sene önce aramızdan ayrılan Muhsin Yazıcıoğlu’ndan bahsediyoruz. Şehadet kendisine nasip olduğunda henüz 55 yaşındaydı. Peki nasıl bir hayat yaşadı, anlatmak istedikleri neydi, hayalleri neydi? Kısaca anlatmaya çalışalım... 

31 Aralık 1954'te Şarkışla'da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini burada tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Veteriner fakültesini bitirdi. Eşi ile burada tanışın evlenen Muhsin Yazıcıoğlu, iki çocuk babasıydı.

1968'de Genç Ülkücüler Hareketi'ne katıldı. Aktif rol altığı ülkücü hareketinde, giderek yükseldi. Ülkü Ocakları Genel Başkanlığında bulundu. 1978'de Ülkücü Gençlik Derneği'nin kurucuları arasında yer aldı.

1980 darbesi sonrası baskıcı cunta, ülkenin üzerine kara bulut gibi çökmüş, sağ-sol ayırt etmeden gençleri ölüm makinesi gibi yutuyordu. Muhsin Yazıcıoğlu da hapishane çilesini çekti. Beş buçuk yılı hücrede, toplam yedi buçuk 'soğuk' yılın ardından suçsuz bulunarak beraat etti. Cezaevinde yazdığı “Üşüyorum” adlı şiiri oldukça dokunaklıdır...

Hapishanede insanlık dışı, iğrenç işkencelere maruz kaldı. Cuntacılar, 26 gün boyunca çırılçıplak soyup işkence yaptılar. Yazıcıoğlu'nu bir sandalyenin üzerine çıkarıp, T şekilndeki bir kalasa kollarından bağlıyorlardı. Kalas, tavandaki çengele asıldıktan sonra altındaki sandalye çekiliyordu. Hava sallanırken, Yazıcıoğlu'nun çıplak vücudunun çeşitli yerlerinden elektrik veriliyordu.

Bu insanlık dışı işkencelere maruz kalmasına rağmen, Muhsin Yazıcıoğlu daha sonra yaptığı açıklamalarda ‘Devletime küskün değilim’ diyecekti... 

Yazıcıoğlu, hapis günlerinden sonra siyasette aktif rol aldı. Siyasi yasağı kalkan Alparslan Türkeş’le birlikte Milliyetçi Çalışma Partisi’ne girdi. 1991’deki genel seçimlerde Refah Partisi ve Islahatçı Demokrasi Partisi’yle oluşturulan ittifakta Sivas’tan milletvekili seçildi.

1992’de yol ayrımı yaşandı. Yazıcıoğlu ‘siyasi anlayışta uyuşmadığı’ gerekçesiyle beş arkadaşıyla birlikte partisinden ayrıldı. Ayrılığının temelinde ‘günlük kazanımların’ ön planda olduğunu söyledi. Öte yandan, Türklüğü değil İslam’ı birinci planda tutması da partisiyle arasındaki belirgin görüş farklılığı oldu.

Muhsin Yazıcıoğlu, 1993’te Büyük Birlik Partisi’ni kurdu ve partinin genel başkanı oldu.

1995’te yeniden Sivas’tan milletvekili seçildi. Vefatına kadar BBP’nin genel başkanlığını üstlendi. 2007’de bağımsız olarak Sivas’tan milletvekili seçildi.

Siyasi hayatı boyunca günlük münakaşalardan uzak kalmaya özellikle gayret eden Yazıcıoğlu, hal diliyle de davasının milletin davası olduğunu, siyasette tek gayesinin hizmet etmek olduğunu açıkça gösterdi. Kalplere dokunan şu konuşması, anlatmak istediğimizi özetliyor:

Bütün bunların yanında, siyasette dik duruşundan da hiç taviz vermedi. 1996 yılında seçimlerden önce ‘Müslümanları iktidarını önlediniz’ sözünü size söyletmeyeceğim diyerek Erbakan’ı destekleyeceklerini açıkladı.

28 Şubat'a giden süreçte olduğu gibi, cuntacıların millet iradesi üzerinde baskı kurmaya kalkıştığı o günlerde de Muhsin Yazıcıoğlu dik duruşundan vazgeçmedi. Erbakan'a desteği yüzünden tehdit eden bir milletvekiline Yazıcıoğlu, "Seni kim gönderdiyse söyle ona, Muhsin Yazıcıoğlu iki kilometreyi beklemez. Adamın yanına gelir ve kafasına sıkar" diye cevap vermiş.

CHP ile ilgili de söylemleri dikkati çekiyordu. CHP’nin halka inanmadığını, halka güvenmediğini söyleyen Yazıcıoğlu, “Sen bela mısın?” diye tepki göstermişti.

Yazıcıoğlu, siyasi hayatının yanında özel hayatında da örnek bir insan olmaya çalışıyordu. Yazıcıoğlu, bir programa giderken yoğun programı arasında makam aracında namaz kılacak kadar dini hassasiyet taşıyordu. Dünya hayatına ilişkin öğüt niteliğindeki sözleri de oldukça önemli. Yazıcıoğlu, bir konuşmasında şöyle diyordu:

“Hiçbirimizin garantisi yok. Şurada ayakta duranın da oturanın da garantisi yok. Ruh bir saniyeliktir. Bir saniyenize bile hakim değilsiniz. Bir saniyesine bile hakim olamadığınız, hükmedemediğiniz bir hayat için, bir dünya için bu kadar fırıldak olmanın anlamı yoktur. Düz yaşayacağız, düz duracağız, düz yürüyeceğiz. Dik duracağız, doğru gideceğiz.”

Ve takvim yaprakları 25 Mart’ı gösteriyordu. Yıl 2009. Kahramanmaraş’ta halka hitap eden Muhsin Yazıcıoğlu, vatandaşla vedalaşıp Yozgat’a gitmek üzere helikoptere bindi. Helikopter, bilinmeyen bir sebeple düştü. 48 süren arama çalışmaları sonrasında helikopterde bulunan diğer kişilerle beraber Yazıcıoğlu’nun cenazesine ulaşıldı. Enkaz, arama çalışmalarının yapıldığı yerden 115 kilometre uzakta bulundu.

Yazıcıoğlu’nun vefatında FETÖ izi olduğu yıllar sonra ortaya çıktı. Arama çalışmalarının bilerek başka yerde yapıldığı, bazı belgelerin karartıldığı ve Yazıcıoğlu’na suikast düzenlenmesi talimatlarına ilişkin birçok kritik bilgi medyada yer aldı.

Arama kurtarma çalışmaları devam ederken Kayseri Valisi Mevlüt Bilici, Yazıcıoğlu'nun yaşadığını ve ayağının kırık olduğunu, ekiplerin bölgeye intikal ettiğini açıklamıştı. Ancak gerçekte Yazıcıoğlu hayatta değildi ve bölgeye intikal eden bir ekip de yoktu. Yıllar sonra Bilici, kendisine bu bilginin Emniyet tarafından verildiğini söyledi. Bilgiyi veren Emniyet İstihbarat Müdürü Dursun Özmen'in, FETÖ'nün Emniyet'teki en bilinen isimlerinden olan Ramazan Akyürek'le bağlantısı ortaya çıktı.

Sıkça tartışılan konulardan biri de Yazıcıoğlu'nun kayıp eşyaları. Helikoptere binerken yanında olan siyah çantası, sim kartı ve silahı bir türlü ortaya çıkmadı.

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in, kazadan 5 gün sonra yaptığı konuşma ise oldukça dikkat çekiciydi. "Alperen ve Liyakat" başlıklı bir konuşma yayımlayan FETÖ elebaşı, "Aldanırsanız böyle kurban gidersiniz. Bir perşembe akşamı vefat edersiniz, bir cuma günü cenazenize ulaşırlar" dedi. Gülen'in bu sözleri, suikastı itiraf olarak değerlendirildi.

15 Temmuz darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kaldığı Marmaris'teki otele düzenlenen saldırıda da yer alan Astsubay Üstçavuş Aydın Özsıcak'ın, Muhsin Yazıcıoğlu içindeyken düşen helikoptere kısa sürede ulaşıp bunu diğer ekiplere iletmeyen ve helikopterin GPS cihazını sökerken görüntülendiği de iddialar arasında.

Muhsin Yazıcıoğlu'nu ölüme götüren helikopterin hikayesi de dikkat çekici. BBP yönetiminin helikopter kiralamasını istediği iş adamından olumsuz yanıt gelince, esrarengiz bir teklif geldi. Kendini Zafer diye tanıtan biri, daha uygun fiyata helikopter kiralayabileceklerini belirtti. Yeni helikopterle ilgili BBP yönetimine, "Başkan minibüsle gitsin ama o helikopterle gitmesin" diye uyarı geldi. Ancak yeni helikoptere binilmesi kararı devam etti. Parti yönetimi parayı az kalsın denkleştiremiyor ve program iptal oluyordu. Ancak son anda ayarlanan para ile helikopter yolculuğu yapılmış oldu.

Yazıcıoğlu, ilk kez bir mitinge helikopterle gitmişti. Helikopterle gitmesinin nedeni ise bölgedeki adayların ve partililerin ısrarı oldu.

Yazıcıoğlu’nun vefat ettiği kazaya ilişkin soruşturmalar ve dava süreçleri halen devam ediyor.

Kazadan yaklaşık 2 hafta sonra, şehit Yazıcıoğlu’nun son görüntüleri yayınlanmıştı. Üzerinde sadece gömlekle oturan Yazıcıoğlu, miting bölgesine gittiği halka selam gönderiyordu.

Muhsin Yazıcıoğlu, 31 Mart'ta Kocatepe Camii'nde yaklaşık 700 bin kişinin katıldığı cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı. Vasiyeti üzerine cenazesi Taceddin Dergahı'na gömüldü.

Her kesimden insanın saygıyla andığı ve birliğe önem veren duruşunu takdir ettiği Muhsin Yazıcıoğlu’nu biz de rahmetle anıyoruz... 

Yorumlar 24 Yorum Var
  • Celaleddin Sel 26.03.2022 07:18
    Allahü Teala rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşallah Rabbim Peygamber efendimize komşu eylesin.
  • Şahin 25.03.2022 15:49
    Allah rahmet eylesin mekanları cennet olsun
  • Hasan çıra 09.01.2021 01:00
    Mekanın cennet olsun yigit müslüman lider
  • ,,,,,,,,,,,, 04.01.2021 22:34
    Allah (cc) rahmet eylesin,
  • kürşat tigin 04.01.2021 16:12
    Hayatı boyunca ülkesi için mücadele etti milleti için mücadele etti Malesef öldükten sonra kıymeti bilindi.... Hakkını Helal Et Koca Reis!!
Daha fazla yorum görüntüle