Galata Köprüsü'nde düzenlenen Büyük Gazze Yürüyüşü'ne katılan Haber7 Genel Yayın Yönetmeni Osman Ateşli, Ülke TV'ye konuştu. Ateşli, "Zalime karşı ses vermedikçe daha fazlasını yapıyorlar. Susarsak yarın başımıza gelmeyeceğinin garantisi yok" dedi.

İstanbul Galata Köprüsü, Filistin'e destek amacıyla düzenlenen 'Büyük Gazze Yürüyüşü' için tarihi günlerinden birini yaşadı. Sabahın erken saatlerinde yağmura ve soğuğa aldırış etmeden akın akın alana gelen vatandaşlar, Gazze'deki soykırıma karşı tek ses oldu. Etkinlik alanında Ülke TV yayınında değerlendirmelerde bulunan Haber7 Genel Yayın Yönetmeni Osman Ateşli, küresel vicdanın uyanışına ve Türkiye'nin tarihi sorumluluğuna dikkat çekti.

"DÜNYA FİLİSTİNLİ ÇOCUKLARIN SESİYLE UYANIYOR"

Filistinli çocukların haykırışının tüm dünyada bir farkındalık oluşturduğunu belirten Osman Ateşli, bu uyanışın artarak devam edeceğini vurguladı. Ateşli, "Bütün dünya uyanıyor aslında. Bu zalimler zulümlerini yürütmeye çalıştıkları sürece, bu sorumlu kalan insanların sayısı daha da artacak. Dünyanın daha yaşanabilir olması için insanlar bu sorumluluk bilinciyle o sesi verecekler" ifadelerini kullandı.

İNSANLIĞI BİRLEŞTİREN KÖPRÜ

Galata Köprüsü'ndeki atmosferi "insanlığı birleştiren bir köprü" olarak nitelendiren Ateşli, katılımcıların Gazze halkının yalnız olmadığını hissettirdiğini söyledi. Ateşli, "Şu anda çadırlarında, yağmur suları altında uyumaya çalışan bebeklerin olduğunu unutmuyorlar, biz de unutmayacağız. Buradaki selam Gazze'ye gidiyor. Adeta güneşin doğduğu bir Galata Köprüsü değil de, güneşin doğduğu bir Gazze olacak gibi bir umut ışıldıyor" dedi.

"SUSARSAK YARIN BİZİM BAŞIMIZA GELMEYECEĞİNİN GARANTİSİ YOK"

İsrail zulmüne karşı sessiz kalmanın tehlikelerine işaret eden Ateşli, Türk milletinin tarih boyunca mazlumun yanında durduğunu hatırlatarak şu uyarılarda bulundu:

"Biz ses vermedikçe onlar daha fazlasını yapıyorlar, daha fazla kötülük yapmaya çalışıyorlar. Biz kötü insanların karşısında iyi insanlar olarak kenetlenmeliyiz. Gazze için hep birlikte nerede durduğumuzu göstermemiz lazım. Susarsak yarın bizim başımıza gelmeyeceğinin garantisi yok bunların. Coğrafyamız sürekli savaşlar üreten bir coğrafya ama bu sağlam duruş hepimiz için çok önemli."

Mescid-i Aksa ve Kudüs'ün özgürlüğü için mücadelenin süreceğini belirten Ateşli, bölgenin kutsiyetine dikkat çekti. Ateşli, "Burası hepimizin, Hz. İbrahim Peygamber'den, Hz. Süleyman Peygamber'den beri bizlerin mabedi. Bu mabetlerimize sahip çıkmamız lazım. O kirli postalları çiğnetmememiz lazım. Bu mücadelenin bir parçası olmak kadar kutsal bir görev yok" şeklinde konuştu.

"DAHA ÇOK BAĞIRACAĞIZ"

Konuşmasının sonunda medyanın ve bireylerin sorumluluğuna değinen Osman Ateşli, Gazze'nin sesi olmaya devam edeceklerini yineledi. Ateşli sözlerini şöyle tamamladı:

"Yarın da susmayacağız ve daha çok bağıracağız. Sesimiz çıksın istiyoruz, daha çok güçlenelim istiyoruz. Çünkü bizim sesimiz kısılırsa onların sesi daha çok çıkacak. Yapabileceğimiz tek şey bu; daha çok konuşmak, daha çok haykırmak. Diliyorum ki 2026 tamamen bu soykırımın sonlandığı ve 2027'nin başında da daha müjdeli bir coşkuyla kutlayabilmek nasip olsun."

Yorumlar 0 Yorum Var