Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, üzerinde çalıştıkları sosyal destek sistemiyle en düşük emekli aylığı, emekliler arası fark gibi tartışmaların ortadan kalkacağını söyledi.
Medya mensuplarıyla İstanbul’da bir araya gelen, 2025 değerlendirmesinin yanı sıra 2026 beklentilerini de paylaşan Cevdet Yılmaz, emekli aylıkları, SSK, Bağ-Kur emeklisi ile Emekli Sandığı emeklisi arasındaki zam farkları ve talepler konusundaki sorumuz üzerine, emekli aylığında 6 aylık artışların belirli kurallar çerçevesinde yapıldığını hatırlattı ve şu anda tartışma konusu olan ‘en düşük emekli aylığı’ konusunun bir kanuni düzenleme ile kural altına alınması çalışması yaptıklarını söyledi.
Yılmaz “Aslında sosyal güvenlik sistemlerinde en düşük emeklilik diye bir kavram olmaz. Bu biraz bizim sistemimize özgü. Dolayısıyla kanun gerekiyor. Otomatik bir sistem değil, bir kanuni düzenlemeyle değişiklik yapabiliyoruz mevcut durumda. Diğeri prime, kurala dayalı bir artış. Orada tartışma yok. Esas tartışma, asgari ne kadar meselesi. Bunun sosyal boyutu var. Hükûmet olarak çalışıyoruz. Kaç kişiye ne verilirse ne kadar etkilenir, bütçeye etkisi ne olur, bütçe içi tavanlar gibi... Ama işin her halükârda özü, prim tabii ki” ifadesini kullandı.
İHTİYACI OLANA DAHA ÇOK
Sosyal destek sisteminde yeni bir hazırlık olduğunu, onun hayata geçirilmesi durumunda belki de bu tür uygulamalara hiç ihtiyaç kalmayacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz “Yani daha entegre, aile odaklı bütün destek sistemlerini entegre eden yeni bir yaklaşımı hayata geçirdiğimizde sosyal güvenlikte yeni bir politikaya ihtiyaç kalmamış olacak, daha odaklı bir çalışma yapma imkânımız olacak. Çünkü en düşük emekli aylığı alan insanlardan bir kısmı hâli vakti yerinde olanlardan oluşabilir. Biz bu ayrımı yapamıyoruz, herkese vermek zorundayız. O en düşük maaşı artırırken, bir sosyal destek mekanizmasıyla yaptığımızda, ihtiyacı olana odaklanan bir destek mümkün hâle gelecek” diye konuştu.
TAMAMLAYICI EMEKLİLİK YOK
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bir soru üzerine de BES’i yüzde 20 devlet katkısıyla desteklemeye devam ettiklerini, tamamlayıcı emeklilik sistemiyle ilgili gündemlerinde henüz olgunlaşmış bir çalışma olmadığını ifade etti. Ancak yaşlanan nüfus perspektifiyle bakarak, insanların belli bir yaştan sonra alternatiflerini artırmakta büyük yarar olduğunu söyleyen Yılmaz “Başka birtakım alternatif mekanizmalarla da insanların geleceğini daha emin kurgulamalarında, ona hazırlanmalarında fayda var. Ancak bunu yaparken bugünkü işletmeler üzerinde de özellikle içinden geçtiğimiz dönemde yük oluşturmamak önemli. Dengeyle yaklaşıyoruz” dedi.
ENFLASYON YÜZDE 20'NİN ALTINA İNECEK
Geçtiğimiz 23 yılda küresel ekonomi yıllık ortalama yüzde 3,5 büyürken, Türkiye’nin yüzde 5,4 büyüdüğünü, aradaki 1,9 puanlık farkın, 23 yılda Türkiye’nin dünyadaki konumunu yükselttiğini söyledi.
Yılmaz “2025’te millî gelir 1,5 trilyon dolara ulaştı. Millî gelir 2002’de 3616 dolardı, bu yıl 17 bin doları aştı. Hedef 19 bin dolar” dedi. Gelecek yıl OVP’de enflasyon hedefinin yüzde 13-19 aralığında olduğunu söyleyen Yılmaz “2024 Haziran’ından itibaren 45 puana yakın bir düşüş söz konusu. Ancak tam arzu ettiğimiz yerde miyiz? Biz 20’li rakamları hedefliyorduk, 30’un bir miktar üzerinde kaldık. Üretimi, yatırımı, ihracatı daha fazla destekleme, tüketimi bir miktar daha ılımlı hâle getirme gibi kalibrasyonlar olabilir. Ha, çok daha hızlı enflasyon düşürülemez mi? Büyümeyi, istihdamı, diğer sosyal dengeleri gözden çıkarırsanız o da mümkün ama büyük sosyal ve ekonomik maliyetler olur” dedi.