Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu, düzenlediği basın toplantısında, otomotiv sektörünün 2025 yılını değerlendirerek, sektörün geleceğine ilişkin öngörülerini paylaştı.

Eroldu, Türkiye'nin cari açık yaşadığı bir dönemde Türkiye'ye büyük bir katkı sağlayan sektör pozisyonunda olduklarına işaret ederek, hafif ticari araç ihracatında da 435 bin adetle bugüne kadarki en yüksek rakama ulaştıklarını ve Türkiye'nin Avrupa'da da en önemli hafif ticari araç üreticisi ülkelerden bir tanesi olduğunu vurguladı.

Aynı zamanda Türkiye'nin Avrupa ve diğer dış pazarlar için otobüs ve minibüs üretiminde önemli bir merkez olma özelliğini sürdürdüğünü dile getiren Eroldu, "Nitekim 2025'te gerçekleştirilen 12 bin 655 adetlik üretim ile bu alanda da bugüne kadar ulaşılan en yüksek ihracat rakamı elde edilmiştir. Bu üç temel gösterge, 2025'in otomotiv sanayi açısından son derece önemli bir kilometre taşı olduğunu açıkça ortaya koymakta. Toplantılarımızda sıkça vurguladığımız gibi otomotiv sanayi Türkiye'de yatırım yapmaya devam eden, büyük yatırımlar gerçekleştiren bir sanayidir. 2025 yılı, bu yatırımların somut sonuçlarının alındığı bir yıl oldu." diye konuştu.

"REKABETÇİLİK KAYBININ ETKİLERİNİ ORTA VADEDE HİSSETME RİSKİMİZ VAR"

OSD Başkanı Eroldu, en önemli sorunlarından birinin otomobildeki dengesizlik olduğuna dikkati çekerek, Türkiye'nin hala otomobil ihracatından daha fazla ithalat yapan bir konumda olduğunu belirtti.

​​​​​​​Eroldu, "Bu durum, otomotiv sanayinin doğrudan sorumluluk alması gereken alanlardan biridir. Türkiye'de otomotiv yatırımlarının artırılması, iç pazara daha fazla Türkiye'de üretilmiş otomobilin sunulması büyük önem taşımaktadır. Bu konu, önümüzde çalışılması gereken bir başlık olarak durmakta. 7,7 milyar dolarlık açık Türkiye ekonomisi açısından son derece önemli." ifadelerini kullandı.

Otomotiv sektöründe yatırım kararlarının uzun vadeli alındığına işaret eden Eroldu, bugün 2023-2024 döneminde alınan kararların yatırım sonuçlarını hayata geçiren bir sanayi konumunda olduklarını söyledi.

Eroldu, rekabetçilik kaybının etkilerini orta vadede daha belirgin şekilde hissetme risklerinin bulunduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

"Bunu sektör olarak önemli bir risk alanı olarak değerlendiriyoruz. Bu noktada otomotiv sanayine düşen temel görev açıktır, hem ana sanayi hem de tedarik sanayi tarafında daha verimli çalışmak ve rekabet gücümüzü, hayata geçireceğimiz verimlilik odaklı çalışmalarla desteklemek. Bu yaklaşım, sektörün sürdürülebilirliği açısından son derece kritik bir öneme sahiptir. Yanılmıyorsam, bu hafta ya da geçtiğimiz hafta Hazine ve Maliye Bakanımızın da benzer yönde değerlendirmeleri oldu. Her şeyi devletten beklemek yerine, Türkiye sanayisinin özellikle verimlilik alanında kendi hamlelerini yapması gerektiğini biz de güçlü biçimde destekliyoruz. Son iki-üç yıldır kur gelişmelerinin yarattığı olumsuz tabloyu, otomotiv sanayi olarak verimlilik çalışmalarıyla dengelemeye gayret ediyoruz. Bugün içinde bulunduğumuz ekonomik göstergeler de bu yaklaşımın önemini açıkça ortaya koymakta."

Yorumlar 0 Yorum Var