Mısır'da Kur'an kursu öğreticisi annesini evlenmek istediği kadın uğruna boğarak öldüren El-Ezher öğrencisi Taha, mahkeme heyetinin ibretlik sözleri ve oy birliğiyle alınan kararı neticesinde asılarak idam cezasına çarptırıldı.
Mahkeme heyeti başkanı, sanık Taha Seyyid Hasan Seyyid Muaz El-Miliği hakkındaki nihai kararı açıklamadan önce, İslam hukukuna ve insani değerlere atıfta bulunarak sanığa yönelik ağır bir hitabede bulundu. Mahkeme başkanı, konuşmasına İsra Suresi’nin anne ve babaya hürmeti emreden ayetlerini okuyarak başladı.
SANIĞA HİTAP VE SUÇUN BÜYÜKLÜĞÜ
Mahkeme başkanı, sanığın eğitim gördüğü kuruma ve işlediği suçun vahametine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Ey Taha! Sen, Ezher-i Şerif'te İslami İlimler Fakültesi öğrencisiydin. Ve orada annene nasıl 'iyilik' edileceğini öğrendin. Ancak sen korkunç bir şey, büyük bir suç işledin. Öyle ki yedi kat gök ve yerler bu suç karşısında titredi. Haksız yere bir cana kıydın. O can ki senin annendi. Allah'ın kitabını ezberlemiş, Kur'an öğreten, 55 yaşında bir anne... Seni karnında 'zorluk üstüne zorlukla' taşıyanı öldürdün. Onu öldürdükten sonra bir çukura taşıdın ve üzerini toprakla örttün. Amacın suçunun delillerini gizlemekti. Seni emzirdi, yaşamanı ve yaşlılığında ona bir dayanak olmanı diledi."
NANKÖRLÜK VE SEBEP
Sanığın cinayeti işleme motivasyonuna değinen mahkeme heyeti, nankörlüğün boyutlarını şu şekilde dile getirdi: "Ne zaman ki büyüyüp serpildin, gücün kuvvetin yerine geldi, onun iyiliğini, senin üzerine titremesini ve nasihatlerini nankörlükle karşıladın. Özellikle düzgün bir eş seçmen konusundaki uyarılarını büyük bir nankörlük ve inkarla karşıladın. Şeytanın sana; annenin kurtulman gereken tek engel olduğunu fısıldadı. Sen de o gece hayatı kadınıyla, birlikte rezillikler yaşadığın o kadınla evlenmek için şeytanın bu çağrısına uydun. Hile ve kurnazlıkta şeytandan bile daha ileri gittin."
SUÇU GİZLEME ÇABASI
Cinayet sonrası adaleti yanıltma girişimlerini detaylandıran mahkeme başkanı, "Anneni öldürdükten sonra, onun telefonundan kardeşlerine mesajlar attın. Sanki gönderen oymuş gibi... Onlara 'Kız kardeşimin yanında biraz kalacağım, beni aramayın' dedin. Sonra, suçu üzerinden atmak için o telefonu kardeşlerinden birinin dairesine sakladın. Yeryüzü adaletini yanıltabileceğini sandın. Ama göklerin adaletinin yanılmayacağını unuttun. Allah göğüslerde saklı olanı bilir" dedi.
HÜKÜM GEREKÇESİ VE KARAR
Mahkeme heyeti, sanığın merhamet taleplerine yer olmadığını belirterek kararın gerekçesini açıkladı: "Sırrın açığa çıktı ve senin için adil olan 'kısas' vakti geldi. Mahkemeden ne bir şefkat ne de bir merhamet bekle. Karnı sana kap olan, göğsü sana pınar olan, kucağı sana yatak ve örtü olan o kadına sen acımadın. Mahkemeden merhamet isteme, buna layık değilsin. Anne veya babasını öldürmeyi nefsine fısıldayan herkese ibret olmalısın."
Müftünün görüşü ve yapılan müzakereler neticesinde mahkeme hükmünü şu şekilde ilan etti: "Evrakları inceledikten, savcılığın mütalaasını ve sanık savunmasını dinledikten, Müftünün görüşünü aldıktan ve müzakerelerden sonra; mahkeme, sanığın yüzüne karşı ve üyelerin oy birliği ile; Taha Seyyid Hasan Seyyid Muaz El-Miliği'nin üzerine atılı suçtan dolayı ASILARAK İDAM EDİLMESİNE hükmetmiştir."