ABD ile İran'ın arasındaki gerilimde Türkiye devreye girdi. İran Dışişleri Bakanı Erakçi İstanbul'a gelerek Bakan Fidan'la görüştü. İki ülkenin Bakanları ortak basın açıklamasında bulunuyor.

BAKAN FİDAN'IN AÇIKLAMALARI

Hakan Fidan'ın konuşmasından satır başları:

İran'ın huzuru hem bizim için hem de bölge için önemli.

İran'a yönelik bir askeri müdahaleye karşıyız.

Sorunların çözümü için askeri müdahaleye karşıyız. Bunun sorunları çözeceğini de sanmıyoruz.

Sorunlar müzakere ve diplomasi ile çözülmeli. ABD ve İran'ı müzakere masasına çağırıyoruz. Türkiye olarak, barış için elimizden geleni yapmaya hazırız.

İran'ın iç meselelerine dış müdahale olmamalı, gelişmeleri yakından izliyoruz.

BAKAN ERAKÇİ'NİN AÇIKLAMALARI

Biz Türkiye ile hem fikiriz. Bölgede çatışmalara ve yıkıcı gelişmelere ilişkin konuştuk. Bir ülkenin savaşa girmesi tüm bölgede savaş tehdidi doğuracaktır.

İran ulusal çıkarları ve bölge çıkarlarını koruma tarafındayız. Tehditlere boyun eğmeyeceğiz. İran bütün müzakere süreçlerine hazırdır.

İran nükleer meseleler konusunda masaya oturmaya hazırdır. Her zaman nükleer müzakerelerin barışçıl olduğunu savunduk.

Müzakereler adil ve karşılıklı saygı içinde olursa başlamaya hazırız. ABD iyi niyet göstermiyor, İran müzakerelere hazır.

Bölge ülkeleri arasında barışı sağlamak ve çatışmayı azaltmak için müzakereden yanayız.

Gazze, Suriye, Lübnan, Irak konuları hakkında konuştuk.

Suriye'de toprak bütünlüğünden yanayız. Suriye'nin dirliğini ve birliğini istiyoruz.

Siyonist rejimin bitmesini istiyoruz. Bir an önce Gazze'deki soykırımın bitmesini ve insani yardımların ulaşmasını istiyoruz. Türkiye'ye bu konuda emekleri için minnettarız.

Irak halkının da istekleri dikkate alınmalıdır. Adil bir seçim için tebrik ediyoruz. Bu ülkenin hakimiyetini ihlal edecek zorbalığa karşıyız.

Lübnan konusunda bütün gruplar arasında ulusal güvenlik sağlanmalıdır. Bu diyaloğun sonucunu destekliyoruz.

Havalimanında yetkililer tarafından karşılanan Erakçi, burada İran devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "İran ve Türkiye iki büyük komşu ülkedir ve siyasi, ekonomik, kültürel alanların yanı sıra bölgesel konularda da daima yakın istişare halinde olduk. Bölgede ciddi zorluklar var, ABD ve diğerleri tarafından ifade edilen hedefler Türkiye ile daha yakın istişareleri gerekli kılıyor." diye konuştu. Erakçi, Türk yetkililerle görüşmelerde bölgesel zorluklara bir çözüm bulmak için görüş alışverişinde bulunacaklarını ifade etti.

Dışişleri Bakanı Fidan, İran Dışişleri Bakanı Erakçi ile İstanbul'da bir araya gelecek. İki bakanın görüşme sonrasında 13.45'te ortak basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor. Erakçi'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından da kabul edilmesi öngörülüyor.

BAKAN FİDAN, DÜN TOM BARRACK'LA GÖRÜŞTÜ

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Erakçi'nin ziyareti öncesinde dün ABD Temsilcisi Tom Barrack'ı kabul etti. Diplomatik kaynaklardan alınan bilgiye göre ise görüşmede, Suriye'deki son gelişmeler, ABD-İran arasındaki gerilimin giderilmesine yönelik çalışmalar ve İran konusu ele alındı.

ERDOĞAN'DAN TRUMP'A 'ÜÇLÜ ZİRVE' TEKLİFİ

Hürriyet gazetesi yazarı Hande Fırat'ın aktardığına göre; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'a İran konusunda teklifte bulundu. Erdoğan, ABD ve İran'ı, Türkiye'nin de bulunduğu en üst seviyede gerçekleşecek 3'lü görüşmede bir araya getirmeyi önerdi. Trump, teklife olumlu yaklaştı.

DIŞİŞLERİ KAYNAKLARINDAN AÇIKLAMA

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın, mevkidaşı Erakçi ile yapacağı görüşmelerde tarihi bağlara sahip Türkiye ve İran arasındaki ilişkilerin bölgesel güvenlik, istikrar ve refah bakımından kilit önemde olduğunu dile getirmesi, Türkiye'nin, 2014'te tesis edilen Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi (YDİK) gibi mekanizmalarla ikili ilişkileri daha da geliştirme iradesini vurgulaması, ikili ticaret hacmini 30 milyar dolar seviyesine yükseltme hedefi doğrultusunda karşılıklı çabaların yoğunlaştırılması gerektiğini belirtmesi bekleniyor.

Bakan Fidan'ın görüşmelerde, iki ülke arasında sınır ticaret merkezleri dahil olmak üzere ticaret, enerji, ulaştırma ve bağlantısallık alanlarındaki işbirliğinin güçlendirilmesinin arzu edildiğini ifade etmesi, Türkiye'nin İran'da yaşanan son dönemdeki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirterek, İran'ın güvenlik, huzur ve istikrarının Türkiye için büyük önem taşıdığını kaydetmesi, Türkiye'nin, İran'a yönelik askeri müdahalelere karşı olduğunu yinelemesi, böylesi bir adımın bölgesel ve küresel çapta oluşturacağı risklere dikkati çekmesi ve mevcut gerginliğin diyalog yoluyla çözülmesi için Türkiye'nin katkı sunmaya hazır olduğunu belirtmesi öngörülüyor.

Fidan'ın, Türkiye'nin İran'ın nükleer programı konusunda kısa zamanda barışçıl bir çözüme ulaşılmasını desteklediğini ve bu doğrultuda ihtiyaç duyulması halinde yardım için hazır olduğunu kaydetmesi planlanan görüşmelerde, terör örgütü PKK'nın İran kolu PKK/PJAK'ın son dönemde İran’daki karışıklıklarda oynadığı rolü dikkate getirerek, son hadiselerin, PJAK'ın tamamen etkisiz hale getirilmesinin İran'ın güvenliği bakımından da acil bir ihtiyaç olduğunu kanıtladığının altını çizmesi bekleniyor.

Gazze barış planının ikinci aşaması kapsamında Türkiye'nin de dahil olduğu mekanizmaların belirlenmesiyle birlikte, yeterli miktarda insani yardımın kesintisiz biçimde ulaştırılması da dahil olmak üzere, Türkiye'nin sahada somut adımların hızla hayata geçirilmesine öncelik verdiğini vurgulaması öngörülen Fidan'ın, Gazzelilerin kendi topraklarında kalmalarını ve huzur ve güvenlik içinde yaşamalarını mümkün kılacak şartların oluşturulmasını teminen, Gazze'nin yeniden imarının desteklendiğini kaydetmesi ve İsrail’in bölgesel istikrarı hedef alan eylemleri karşısında başta bölge ülkelerinin dayanışma ve işbirliği anlayışıyla hareket etmesi gerektiğine dikkati çekmesi planlanıyor.

Bakan Fidan'ın görüşmelerde ayrıca, Suriye'de barış ve güvenliğin pekiştirilmesinin bölgesel istikrara katkı sağlayacağını belirtmesi, Suriye'nin toprak bütünlüğü, birliği ve egemenliğinin korunması gerekliliği çerçevesinde Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması'nın eksiksiz şekilde uygulanmasının önemini vurgulaması ve DEAŞ mahkumlarının transferinde bir zafiyet yaşanmaması için Suriye'de ateşkesin muhafaza edilmesinin önemine işaret etmesi öngörülüyor.

Yorumlar 0 Yorum Var