ABD'de kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurmakla suçlanan pedofili milyarder Jeffrey Epstein'le ilgili kamuoyuyla paylaşılan 3 milyon belge arasından yeni detaylara ulaşıldı.
KATAR'DAKİ DARBEYİ TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ'NİN VARLIĞI ENGELLEDİ
Belgelere göre 2017 yılında Epstein'in Anas Alrasheed adlı kişiye mail attığı; Katar'daki askeri darbeden Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bölgedeki varlığından dolayı vazgeçildiği ortaya çıktı.
2017 Haziran’ında Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Mısır’ın, Katar’a yönelik başlattığı abluka, kamuoyuna “terörizmin finansmanı” ve "Müslüman Kardeşlere destek" gerekçesiyle sunulmuştu. Ancak ortaya çıkan Jeffrey Epstein’e ait belgeler ve e-posta dokümanları krizin arka planında çok daha kapsamlı bir jeopolitik planın bulunduğunu ortaya koyuyor.
Buna göre 2017'de dört Körfez ülkesinin Katar'a yönelik ablukasında gerçek hedef, İsrail'in bölgesel hakimiyetinin sağlanmasında engel olarak duran Katar'ı devre dışı bırakmak ve 2020'de imzalanacak Abraham Anlaşmaları'na giden yolu açmaktı.
İsrail gizli servisi Mossad adına çalıştığı belirtilen Epstein'in belgelerinde yer alan e-posta trafiğine göre, Katar’a yönelik abluka yalnızca bir baskı aracı değil, doğrudan bir yönetim değişikliğini amaçlıyordu. Amaç, Katar’ı İsrail ile normalleşmeye zorlamak, Doha’nın İran ve Türkiye ile kurduğu ilişkileri kesmekti.
GİDİP DANS ETSİNLER
ABD Adalet Bakanlığı tarafından kamuoyuna açılan belgelere göre Jeffrey Epstein’in, 9 Temmuz tarihli bir e-postayla Katarlı bir iş insanına gönderdiği bir mesajda, Katar’ın “İsrail’i tanıması” ve ABD Başkanı nezdinde iyi bir imaj oluşturmak için “İsrail’de dans edip şarkı söylemesi” yönünde tavsiyelerde bulunması, baskının hangi yönde yoğunlaştığını gözler önüne serdi. Aynı yazışmalarda, Katar’a yöneltilen “terör destekçisi” suçlamalarının pazarlık aracı olarak kullanıldığı da görülüyor.
"TÜRKLERİN İÇERİDE OLMASIYLA BİRLİKTE ASKERİ SEÇENEK ARTIK GEÇERLİ DEĞİL"
Yazışmalarda Epstein'in "Türklerin içeride olmasıyla birlikte, askeri seçenek artık geçerli değil. Bence MSB (Muhammed bin Selman-Suudi Arabistan Veliaht Prensi) Yemen'i kazanmasının hiçbir yolu yok. Müzakere etmek için iyi bir zaman... MBZ (Muhammed bin Zayed-BAE Devlet Başkanı) çok fazla cephesi var" ifadesini kullandığı görüldü.
UTEYBE'NİN E-POSTALARI
Epstein belgeleriyle yayınlanan e-postaların, Haziran 2017'de BAE'nin Washington Büyükelçisi Yusuf El-Uteybe'nin sızdırılan e-postalarıyla paralellik taşıdığı da görülüyor.
O dönem sızdırılan e-postalar, BAE’nin Washington Büyükelçisi Yusuf el-Uteybe’nin, İsrail lobisine yakın isimler Elliott Abrams ve Dennis Ross ile mesajlaşmalarında Katar’a karşı güç kullanımı ve rejim değişikliği dahil çeşitli senaryoların masada olduğunu ortaya koyuyordu.
Uteybe'nin sızdırılan e-postalarında Katar’ın İsrail karşıtı BDS hareketine verdiği destekten dolayı “cezalandırılması” gerektiği açıkça ifade ediliyor. Abrams’ın “Katar’ı fethetmek herkesin sorununu çözer” ifadesine el-Uteybe'nin “kolay bir iş” yanıtını vermesi dikkat çekiyordu. Belgelerden çıkan tabloya göre, 2017 ablukası İsrail ile normalleşmeyi merkeze alan yeni bölgesel düzenin Katar’a zorla kabul ettirilmesi girişimiydi.
Ancak hesaplar tutmadı. Türkiye sahaya indi, Katar ablukanın ekonomik ve siyasi maliyetlerine rağmen geri adım atmadı. Üç yıl sonra abluka başarısızlıkla sonuçlandı.