Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, AKM’de düzenlediği basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.

13 BİNDEN FAZLA ESER GERİ GETİRİLDİ

Ersoy, 2020 yılında kurdukları Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanlığı ile kültür varlıklarının iadesinde yeni bir dönemin başladığını belirterek, yürütülen sistemli çalışmaların bu alanda tarihi bir ivme sağladığını söyledi. 2002–2026 yılları arasında toplam 13 bin 449 eserin ait olduğu topraklara getirildiğini açıklayan Ersoy, “Bu eserlerin büyük bölümünü oluşturan 9 bin 134’ü son 8 yılda ülkemize kazandırıldı.” dedi.

Geçtiğimiz yıl Türkiye’ye iade edilen Marcus Aurelius heykelinin bu kararlılığın güçlü bir simgesi olduğunu dile getiren Ersoy, kurumsal yapılanma, uluslararası iş birlikleri ve ısrarlı takip sayesinde kültür varlığı iadesinin artık münferit değil, sonuç alan bir devlet politikası haline geldiğinin altını çizdi. Bakan Ersoy, “Bu mücadele ve başarı tüm dünyada ses getiriyor. Artık elinde bu topraklara ait, yasadışı yollarla sahiplenilmiş kültür varlığı olan herkes biliyor ki, eğer o eserler bir şekilde tespit edilirse Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı o eserleri gelir ve alır.” ifadelerini kullandı.

 “GELECEĞE MİRAS” İLE ARKEOLOJİYE 12 AY DESTEĞİ

Ersoy, “Geleceğe Miras” vizyonu doğrultusunda arkeoloji alanında başlatılan dönüşümle birlikte Türkiye'de artık 12 ay süren kazı döneminin kalıcı hale geldiğini belirtti.

2018 yılında başlatılan bu uygulamayla yalnızca kazı sürelerinin değil, ayrılan kaynakların da rekor seviyelere çıkarıldığını aktaran Ersoy, 2025 itibarıyla 255 kazı alanının proje kapsamına alındığını ifade etti.

Ersoy, mevsim koşullarına uygun biçimde tüm yıla yayılan arkeolojik faaliyetlerle birlikte akademik üretimin de desteklendiğini; 2025 yılında 1.200’ün üzerinde uzman ve 3.000’in üzerinde çalışanın istihdam edildiğini kaydetti.

Aynı yıl içinde 15 binin üzerinde arkeolojik buluntunun bilim dünyasına kazandırıldığını belirten Bakan Ersoy, bu projeyi geçmişe saygının yanı sıra, geleceğe karşı bir sorumluluk olarak değerlendirdiklerini vurguladı.

GECE MÜZECİLİĞİ 600 BİN ZİYARETÇİYE ULAŞTI

Ersoy, Gece Müzeciliği uygulamasının, kültürel mirasın korunmasının ötesine geçerek onu çağdaş yöntemlerle buluşturduğunu ve bu sayede turizmin yıl geneline yayıldığını vurguladı.

2024 yılında Efes, Hierapolis ve Side’de başlatılan uygulamanın çevreye duyarlı ve yenilenebilir enerjiyle aydınlatılan alanlarda 400 bin ziyaretçiyi ağırladığını hatırlatan Ersoy, 2025 itibarıyla bu yaklaşımın 27 müze ve ören yerine genişletildiğini aktardı.

Anadolu’nun dört bir yanında hayata geçirilen bu uygulamayla yaklaşık 600 bin ziyaretçiye ulaşıldığını belirten Ersoy, yoğun ilgi nedeniyle Efes, Side ve Galata Kulesi gibi simge noktalarda sürenin uzatıldığını ve bazı alanlarda yıl boyunca devam ettiğini kaydetti.

Ersoy, tarihi mekânların gecenin estetiğiyle buluşmasının yalnızca turistik değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik ilkeleriyle örtüşen bütüncül bir kültür politikası olduğunu da değerlendirmesine ekledi.

AKM, CSO ADA VE İZMİR KÜLTÜR SANAT FABRİKASI İLGİ ODAĞI OLDU

AKM’de 3 bin 102 etkinlik gerçekleştirildiğini, toplamda 3,5 milyon kişinin etkinliklere katıldığını dile getiren Ersoy açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“’Yapamazlar, edemezler’ diyenlere karşı Cumhuriyetimizin 98. yıl dönümünde yani 2021 yılında halkımıza armağan ettiğimiz Atatürk Kültür Merkezi İstanbul’daki kültür ve sanat aktivitelerinin odak noktası oldu. Hatırlarsanız 30 yıldır bitmeyen ‘Burası yılan hikayesine döndü…Bitmez!’ denilen ‘Ankara’nın kangreni’ olarak anılan CSO Ada Ankara’yı da 11,5 yıl gibi kısa bir sürede bitirdik ve 2020 yılında sanatseverlerle buluşturmuştuk. Başkentin kültür sanat adasında 900 etkinliğe ev sahipliği yaptık ve 554 bin sanatseveri ağırladık. Cumhuriyetimizin 100. yılında hizmete açtığımız İzmir Kültür Sanat Fabrikası da Ege’nin incisi İzmir’e çok yakıştı. İzmir tarihinde önemli yere sahip olan bu mekanı tarihi bir dönüşüm ile bugünkü haline getirdik. Halkımızın da yoğun ilgi gösterdiği bu kültürel merkezde geçtiğimiz yıl 540 etkinlik gerçekleştirilirken 600 bin sanatseveri misafir ettik."

HAYDARPAŞA VE SİRKECİ GARLARI SANAT ADASINA DÖNÜŞÜYOR

“Bakanlığımız ile Devlet Demiryolları arasında Ağustos 2024’te imzalanan protokol kapsamında, Sultan II. Abdülhamid’in bizlere mirası olan, İstanbul’un iki ikonik tren garı Haydarpaşa ve Sirkeci Gar Sahalarını kültürel ve toplumsal miras olarak, bütüncül bir yaklaşımla koruyarak şehre kazandıracağız.” diyen Ersoy, bu alanların İstanbul’un yeni kültür sanat adası olacağını belirtti.

Ersoy, kültür ve sanatın bir milletin hafızası ve geleceğe bıraktığı en güçlü miras olduğunu belirterek, göreve başladığı günden bu yana koruma, üretim ve erişim ekseninde kararlı bir yol izlediklerini vurguladı.

Sanatın sürdürülebilirliği, sanatçının desteklenmesi ve daha geniş kitlelere ulaşması adına somut adımlar atıldığını ifade eden Ersoy, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini belirtti.

Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen bu sürece katkı sunan tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür ederek sözlerini tamamladı.

Yorumlar 0 Yorum Var