İstanbul Bakırköy'de lüks bir sitenin otoparkında gerçekleşen ve iki aracın bagajından 30 milyon doların çalınmasıyla sonuçlanan soygun, Ekrem İmamoğlu'nun da adının geçtiği İBB rüşvet ve kara para ağı soruşturmasıyla birleşti. Çalınan yüklü miktardaki dövizin, İBB'nin rüşvet paralarının emanetçisi olduğu iddia edilen Taç Döviz'in tutuklu sahibi Atilla Durmaz'ın oğlu Bilal Durmaz'a ait olduğu tespit edildi.
Olayın sadece bir hırsızlık değil, suç gelirlerinin aklanmasıyla bağlantılı olduğunu değerlendiren savcılık, soruşturmayı derinleştirdi. Çalınan paraların, yolsuzluk iddianamesinde vurgun paralarının emanet edildiği Taç Döviz'e ait olduğu ve operasyonlardan hemen önce kaçırılan dolarlar olduğu belirlenince, soygun dosyasının yanına "kara para" soruşturması da eklendi.
BANKA ZAHMETLİ GELDİ SAVUNMASI
Yüksek güvenlikli Ekşinar Konakları'nda yaşayan ve Mestur Döviz'in sahibi olan 28 yaşındaki Bilal Durmaz, iş yerini taşıdığı iddiasıyla 100 dolarlık banknotlardan oluşan 30 milyon doları 3 aydır sitenin otoparkındaki iki aracının bagajında tuttuğunu belirtti.
Polis tarafından ifadesi alınan Durmaz, "Yaptığım iş gereği paraları bankaya yatırıp çekmek zahmetli oluyor. Bu paralar 3 aydır bana lazım olmadığı için araçlarda duruyordu." dedi.
Bu sürenin Laleli'de gerçekleştirilen büyük baskınlarla neredeyse aynı tarihe denk gelmesi, otoparkta çalınan 30 milyon doların Taç Döviz'e ait olduğu ihtimalini güçlendirdi. Devasa meblağın, operasyonlardan kaçırmak amacıyla gizlendiği şüphesi üzerinde duran savcılık, paranın kaynağını mercek altına aldı.
15 DAKİKADA 10 ÇUVAL PARA BUHARLAŞTI
Soruşturma dosyasındaki detaylara göre, 11 Şubat günü sahte plakalı bir araçla siteye giren 4 hırsız, sadece 15 dakika içinde Audi A6 ve Ford Ranger marka araçların camlarını kırarak bagajlara ulaştı. Hırsızlar, bagajdaki 300 kilogram ağırlığındaki 10 çuval parayı kendi araçlarına yükleyip kayıplara karıştı. Gece saat 01.00'de araçlarını kontrol eden Durmaz, 300 kilogram ağırlığındaki servetinin buharlaştığını görünce polise başvurdu.
RÜŞVET AĞI VE YOĞUN İLETİŞİM TRAFİĞİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, geçtiğimiz haftalarda Laleli'deki Taç Döviz'e düzenlenen operasyonda ele geçirilen 5 milyar liralık belgelenemeyen servetin, Ekrem İmamoğlu'na yakın isimlere uzanan bir rüşvet ve suç geliri ağına ait olduğu iddia edilmişti.
Hazırlanan iddianamede dikkat çeken detaylar yer aldı. Taç Döviz'in sahibi Atilla Durmaz'ın, İmamoğlu'nun Koruma Müdürü Mustafa Akın ile "para kasaları" olarak nitelendirilen Adem Soytekin ve Hüseyin Köksal'ın şoförleri arasında yoğun bir iletişim trafiği saptandığı belirtildi.
Tanık Tolgahan Erdoğan'ın beyanlarına göre ise VIP araçlarla 50 milyon dolar taşındığı kaydedildi. MASAK kayıtlarının firmanın beyanlarıyla örtüşmemesi ve paraların mülkiyetinin ispatlanamaması üzerine savcılık, bu büronun örgütün "emanetçisi" olarak faaliyet gösterdiğini vurguladı. Deşifre olmamak için nakit sevkiyatının motorlu kuryeler aracılığıyla yapıldığını kaydeden savcılık makamı, paraların doğrudan kurulan suç örgütüne ait olduğu sonucuna vardı.
SAVCILIK İKİ KOLDAN İZ SÜRÜYOR
Şu an soygun ve para trafiği üzerinde iki farklı cumhuriyet başsavcılığı titiz bir çalışma yürütüyor. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, otopark bariyerlerini kolayca aşan ve paranın yerini eliyle koymuş gibi bulan 4 hırsızın ve onlarla hareket eden kişilerin peşine düştü.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu ise araç bagajlarında çuvallarla taşınan 30 milyon doların, İBB rüşvet çarkı ve Taç Döviz'in gizli kasalarıyla olan bağı üzerine kara para soruşturmasını sürdürüyor.