Türkiye’nin finansal altyapısını küresel standartlara taşıma hedefiyle İstanbul Finans Merkezi bünyesinde kurulacağı açıklanan Maden Borsası, ülkenin yeraltı kaynaklarını ekonomiye daha güçlü entegre etmesi ve finansallaştırması adına stratejik ve umut verici bir adım olarak öne çıkıyor.

Sadece fiziki bir alım-satım platformu olmanın ötesinde, Türkiye'yi uluslararası emtia ticaretinde fiyatları kabullenen değil, ‘fiyat belirleyen’ bir aktör konumuna yükseltme potansiyeli taşıyan bu girişim; yerli üreticinin risklerini yönetmesinden yabancı sermayenin ülkeye çekilmesine kadar geniş bir yelpazede fırsatlar barındırıyor.

Küresel devlerin hakimiyetindeki emtia piyasalarında bu hedeflere ulaşmak güçlü bir altyapı, teşvik ve piyasa derinliği gerektirse de doğru kurgulanıp işletilecek bir borsa, Türkiye'nin cari açık yükünü hafifletme ve küresel ticaretteki ağırlığını artırma yolunda kritik bir kaldıraç işlevi görebilir.

İstanbul Finans Merkezi bünyesinde kurulacak maden borsası, piyasa profesyonelleri tarafından da Türkiye ekonomisi için stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor. Projenin sadece bir alım-satım platformu olmanın ötesinde, Türkiye'yi küresel ticarette bir ‘finansal akım merkezi’ne dönüştürme potansiyeli taşıdığını belirten Emtia Piyasaları Uzmanı Zafer Ergezen, bu adımın başarıya ulaşması için atılması gereken kritik adımlara dikkat çekti.

RİSK YÖNETİMİ KOLAYLAŞACAK

Kurulacak emtia ve maden borsasının reel sektöre sağlayacağı en büyük katkının ‘risk yönetimi’ olacağını vurgulayan Ergezen, şu an birçok Türk şirketinin fiyat dalgalanmalarından korunmak (hedge etmek) için yurt dışı borsalarda işlem yapmak zorunda kaldığını hatırlattı. Ergezen, şöyle konuştu: “Bu işlemlerin yurt içine taşınması hem iç piyasadaki likiditeyi artıracak hem de firmaların finansal risklerini minimize edecektir. Özellikle savaş gibi küresel krizlerin yaşandığı dönemlerde emtia fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı yerli borsa, şirketlerimize çok önemli bir koruma kalkanı ve opsiyon sunacaktır.”

DERİNLİK SAĞLANMALI

Dünyada vadeli işlemler ve emtia borsalarının ABD ve Londra gibi merkezlerin tekelinde olduğuna dikkat çeken Ergezen, fiziki bir borsa açmanın tek başına yeterli olmayacağının altını çizdi. Başarının anahtarının ‘piyasa derinliği’ olduğunu belirten uzman isim, “Borsanın açılması ayrı, o borsada derinliğin olması bambaşka bir şey. Hükümetin ve devletin uygulayacağı politikalar, vereceği teşvikler ve şirketleri buraya yönlendirmesi borsanın gelişimini doğrudan etkileyecektir” dedi. Ergezen, yeterli derinliğin ve emtia çeşitliliğinin sağlanması halinde Türkiye'nin dünya ticaretinde çok daha aktif bir rol üstlenebileceğini ifade etti.

Yorumlar 0 Yorum Var
'de daha fazlasını keşfet
Fragmanlar Dünya Sağlık Spor Yemek