Orta Doğu’da tırmanan savaşın ardından Hürmüz Boğazı’nın gemi geçişlerine kapanması küresel enerji piyasalarında büyük bir şok yarattı. İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırıları sonrası Tahran yönetiminin füze misillemeleriyle çatışmalar büyürken, dünyanın petrol ve LNG sevkiyatında kritik rol oynayan boğazdaki akışın durması enerji arzında ciddi daralma riskini gündeme getirdi. Uluslararası Para Fonu (IMF), enerji fiyatlarında bir yıl boyunca yaşanabilecek yüzde 10’luk artışın küresel enflasyonu 40 baz puan yükseltebileceğini, büyümenin ise yüzde 0,2 oranında yavaşlayabileceğini belirtiyor.

Boğazın kapanmasıyla birlikte dünya piyasası yaklaşık 110 milyar metreküplük doğalgaz arzından mahrum kalırken, Avrupa’nın referans gaz piyasası olan Hollanda merkezli TTF’de fiyatlar kısa sürede sert yükseldi. Küresel petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği kritik geçidin kapanması günlük yaklaşık 20 milyon varillik petrolün piyasadan çekilmesi anlamına geliyor. Uzmanlara göre alternatif rotalar bu kaybın yalnızca 5 milyon varilini telafi edebiliyor. Savaşın başladığı günden bu yana Brent petrolün varil fiyatı 85 doların üzerine çıkarken, boğazın kapalı kalması halinde fiyatların 100 ila 150 dolar bandına yükselmesi ihtimali konuşuluyor.

Enerji krizinin Avrupa ve Asya ekonomilerini derinden etkileyebileceği değerlendirilirken, Avrupa’daki doğalgaz depolarının doluluk oranı yüzde 30’un altına geriledi. Almanya başta olmak üzere birçok ülkede yakıt fiyatları hızla artarken enerji kullanımına yönelik kısıtlamalar tartışılmaya başlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise çatışmaların büyümesi halinde küresel sonuçların ağır olacağı uyarısında bulunarak, “Ortaya çıkacak ekonomik ve jeopolitik belirsizlikleri hiçbir ülke taşıyamaz, bu yangının büyümeden söndürülmesi şarttır.” ifadelerini kullandı.

Yorumlar 0 Yorum Var
'de daha fazlasını keşfet
Fragmanlar Dünya Sağlık Spor Yemek