Gazze'de 72 binden fazla insanın hayatını kaybettiği soykırım nedeniyle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında tutuklama kararı çıkaran Fransız hakim Nicolas Guillou, bir yılı aşkın süredir ABD'nin yaptırım listesinde.
Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (ICC) 18 asil yargıcından biri olan Guillou, ABD'nin yaptırım kararını "siyasi" bulurken, yargı bağımsızlığının korunabilmesi için AB'ye "karşı koyma" çağrısında bulunuyor.
Hollanda'nın Lahey kentinde bulunan ICC binasında gazetecilerle bir araya gelen Guillou, ABD yaptırımlarının "sindirme amacı taşıdığını" öne sürdü.
ABD'nin söz konusu yaptırımları, 2024'te ICC'nin 11 hakimini, savcıları ve AB Komisyonu'nun eski üyesi Thierry Breton'u kapsayacak şekilde yürürlüğe konulmuştu.
Guillou, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin hakimlere baskı yapmak amacıyla yaptırımlara başvurmasının, "kapsamı bakımından eşi benzeri görülmemiş" olduğunu vurguladı.
"Hakimler ilk kez bu kadar açık bir şekilde 'hizaya getirilmek' isteniyor" dedi.
Fransız hakim, ödeme sistemlerinden Mastercard ve Visa dışında Amazon, Netflix, Airbnb ve Booking dahil bir dizi platforma erişiminin kısıtlanmış oluşunu "sivil ölüm" diye tanımlıyor.
Guillou, Avrupa demokrasilerinin temellerini sarsmak için yaptırımların bir silah olarak kullanıldığını belirtti.
"Eğer bir ülkede hakimler, siyasetçiler kendilerini sansürleme başladıysa, orada korku içselleştirilmiştir. Bu durum, otoriter ülkelerdeki yargı sistemi işleyişinin bir benzeri" diyor.
Guillou, ödeme sistemlerinden çevrim içi hizmet platformlarına kadar birçok sektörün ABD şirketlerinin tekelinde olması nedeniyle yaptırımların bu kadar etkili olabildiğini savunuyor.
AB'nin egemen yapısını koruyabilmesi için dijital euro çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini belirten hakim, ABD'den bağımsız, dayanıklı bir finansal altyapının inşa edilmesinin "hayati" olduğunu vurguluyor.
Guillou, 2024'ten bu yana ödemelerini nakit parayla yaptığını söylüyor:
"Bu sayede ne mi öğrendim? Fransa'nın Mastercard ve Visa dışında başka bir ödeme sistemi yok! Eğer hakimler yargılamaktan çekinecekse veya cezalandırılacaksa, orada demokrasinin varlığından bahsedemezsiniz."
İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarında 72 bini aşkın insan şehit düşerken, 171 binden fazla kişi yaralanmıştı.
Gazze Sağlık Bakanlığı, ölenler arasında Hamas üyesi ve sivil ayrımı yapmıyor. Ancak Birleşmiş Milletler'e (BM) göre, ölenlerin önemli bir kısmını "kadın" ve "çocuklar" oluşturuyor.
Uluslararası Af Örgütü, İsrail'in Gazze'de işlediği suçların "soykırıma açık birer örnek" olduğunu vurguluyor.
Öte yandan, işgal altındaki Batı Şeria'da yaşayan İsrailli yasa dışı yerleşimci sayısı Mart 2026'da 670 bini aştı.
İsrailli sivil toplum kuruluşu Peace Now raporlarına göre, Batı Şeria'daki kamu arazilerinin yaklaşık yüzde 99,8'i yasa dışı yerleşim birimleri için tahsis edildi.
Birleşmiş Milletler'in kararı doğrultusunca, İsrail'in 1967 sınırları dışındaki tüm Yahudi yerleşim birimleri yasa dışı kabul ediliyor.