Hürmüz Boğazı'ndaki abluka ve İran'ın enerji tesislerine yönelik süren saldırılar, küresel petrol arzını tarihin en düşük seviyelerine çekti. Bu durumdan en ağır darbeyi alan Hindistan’da, enerji güvenliği krizi yeni bir boyuta evrildi. Daha önce bir aylık stok olduğu açıklanmasına rağmen, lojistik zincirindeki tam kopuş nedeniyle ülkenin elindeki kullanılabilir petrol ve doğal gaz rezervinin yalnızca 6 günlük tüketimi karşılayabileceği belirtiliyor. Haberlerin yayılmasıyla birlikte 1,4 milyar nüfuslu ülkede hayat durma noktasına geldi.
BENZİN İSTASYONLARINDA BİTMEK BİLMEYEN İNSAN KUYRUKLARI
Yeni Delhi, Mumbai ve Kalküta gibi dev metropollerde benzin istasyonlarının önündeki kalabalıklar kontrol edilemez boyutlara ulaştı. Binlerce insan, araçlarıyla ve ellerinde bidonlarla günlerdir istasyonlarda sabahlıyor. Birçok noktada yakıtın tükenmesi üzerine "satış durduruldu" tabelaları asılırken, hala yakıt bulunan az sayıda istasyonda ise ordu ve polis güçleri izdihamı engellemek için barikatlar kurmak zorunda kaldı. Halk, temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına bir litre yakıt alabilmek için saatlerce beklemeye devam ediyor.
SANAYİ ÜRETİMİ E MUTFAK GAZINDA TAM DURMA RİSKİ
Kriz sadece ulaşımı değil, Hindistan ekonomisinin can damarı olan sanayiyi ve hane halkını da vurdu. Mutfak gazı (LPG) ihtiyacının yüzde 90'ını Hürmüz Boğazı üzerinden ithal eden ülkede, gaz stoklarının da kritik seviyenin altına inmesiyle restoranlar ve fabrikalar kepenk indirmeye başladı. Hükümet yetkilileri uluslararası kamuoyundan acil yardım talep ederken, Rusya gibi alternatif tedarikçilerden gelecek petrol tankerlerinin bölgeye ulaşmasının haftalar sürebileceği endişesi, 6 günlük süreyi Hindistan için adeta bir "felaket senaryosu" haline getiriyor.