Türkiye'nin denizlerdeki hak ve menfaatlerini yasal güvence altına almak amacıyla hazırladığı Mavi Vatan kanun teklifi, Yunanistan'da endişeyle karşılandı. Yunanistan'ın eski Çevre, Enerji ve İklim Değişikliği Bakanı Profesör Grigoris Tsaltas, Yunan Naftemporiki kanalına katılarak Türkiye'nin deniz yetki alanlarını belirleyecek yeni yasal düzenlemesine ilişkin provokatif açıklamalarda bulundu.

Türkiye'nin münhasır ekonomik bölge ve kıta sahanlığı sınırlarını temel bir kanunla kural haline getirme hazırlığına dikkat çeken Tsaltas, "Türkiye açısından yepyeni bir safhanın içindeyiz. Bu hamle, 1995 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından alınan savaş nedeni (casus belli) kararının bir adım ötesidir." dedi.

"SAVAŞ NEDENİNİ İÇ KANUNLA MEŞRULAŞTIRMAYA ÇALIŞIYORLAR"

Türkiye'nin 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne taraf olmadığını hatırlatan Tsaltas, Ankara'nın Doğu Akdeniz ve Ege'de kendi hukukunu inşa ettiğini savundu. Gelişmelerin Yunanistan aleyhine işlediğini anlatan Tsaltas, "Türkiye, savaş nedenini (casus foederis) sadece bir meclis kararıyla değil, bir iç kanunla daha da meşrulaştırmaya çalışıyor. Mavi Vatan doktrini çerçevesinde atılan bu adımlar, uluslararası hukukun mantığının tamamen dışındadır ve kendi deniz hukukunu dayatma çabasıdır." ifadelerini kullandı.

"TÜM AVRUPA KURUMLARINA ŞİKAYET ETMELİYİZ"

Program sunucusunun, Yunanistan'ın diplomatik olarak hangi adımları atması gerektiği yönündeki sorusunu yanıtlayan Tsaltas, Türkiye-Libya mutabakatında izlenen yolun tekrar edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Atina yönetiminin acilen harekete geçmesi gerektiğini belirten Tsaltas, konuya "Sadece Dışişleri Bakanlığı düzeyinde açıklamalarla yetinemeyiz. Tüm uluslararası organizasyonlara ve Avrupa kurumlarına anında diplomatik protestolar yapılmalıdır. Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik süreci de bu kapsamda bir baskı aracı olarak masaya yatırılmalıdır." sözleriyle işaret etti.

"ASIL SORUN SAHADA VERECEKLERİ TEPKİDİR"

Hazırlanan kanun teklifinin siyasi bir hamle olduğunu ve bir devletin niyetini aylar öncesinden bu şekilde duyurmasının eşine az rastlanır bir durum olduğunu ifade eden Tsaltas, şunları kaydetti:

"Avrupa Birliği'nin daha önce Türkiye-Libya mutabakatına verdiği gibi bu kanun teklifine de karşı çıkması gerekiyor. Ancak bizim için asıl büyük problem diplomatik masada değil, denizde yaşanacak. Türkiye'nin bu yeni iç kanunun arkasına saklanarak sahada nasıl bir tepki vereceği ve fiili olarak ne yapacağı en büyük sorunumuzdur."

Yorumlar 0 Yorum Var
'de daha fazlasını keşfet
Fragmanlar Dünya Sağlık Spor Yemek