Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin CHP kurultay davasında verdiği mutlak butlan kararının ardından, Özgür Özel yönetimi görevden uzaklaştırılırken Kemal Kılıçdaroğlu'nun görevi devralmasıyla başlayan gerginlik sürüyor. Kararın ardından CHP Genel Merkezi'nde iki grubun destekçileri arasında arbede yaşanırken, Ankara Valiliği'nin emniyete verdiği tahliye talimatı krizin boyutunu büyüttü. Yaşanan tarihi süreci Ülke TV ekranlarında değerlendiren Haber7 yazarı Prof. Dr. Zakir Avşar, parti içindeki güç savaşına dair çarpıcı analizlerde bulundu.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin bahçesinde bulunan partililerin, dışarıdaki partilileri ve bazı milletvekillerini içeri almadığına dikkat çeken Prof. Dr. Zakir Avşar, "Özgür Özel ve arkadaşları vuruşarak çekilme stratejisi içerisinde giderek tansiyonu artırarak böyle bir yapıyı tercih edecekler. Belirledikleri strateji, Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibine o binaya girmelerine izin vermemek, en azından 45 günlük bir süre içerisinde kurultaya gideceği sözünü almadan o binaya gelmesine müsaade etmemek." dedi. Kılıçdaroğlu'nun bu tür oyunlara gelmemek için yargı kararının uygulanmasını arzu ettiğini belirten Avşar, sabah saatlerinde bir vekil marifetiyle Ankara Valiliği'ne dilekçe sunulduğunu ve binanın teslim edilmesinin istendiğini kaydetti.

"BİNADA BULUNANLAR İŞGALCİ DURUMUNDADIR"

Mahkeme kararının uygulanmasının hukuki bir zorunluluk olduğunun altını çizen Avşar, kolluk kuvvetleri marifetiyle binaya girileceğini ifade etti. Hukukun üstünlüğüne vurgu yapan Avşar, "Binaya bir şekilde giriş gerçekleştirilecek. Gerçekleştirildiği andan itibaren de binada şu anda işgalci durumunda bulunanlar çıkacaklar. Niye bu işgalci kelimesini kullanıyorum? Şundan dolayı, bir mahkeme kararı var ve o mahkeme kararı sonuç itibarıyla uygulanmak durumunda. Mahkeme kararı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun partinin meşru genel başkanı olduğunu belirtiyor. Siz partinin meşru genel başkanını, partinin genel merkez binasına, kendi makamına almam diyemezsiniz. O zaman orada öyle bir şey yaparsanız o işgale dönüşür." ifadelerini kullandı.

"YOLSUZLUKLA MALUL İSİMLERİ PARTİDE İSTEMİYOR"

Parti içindeki kavganın bugünün değil, yarının meşruiyet ve konsolidasyon kavgası olduğunu anlatan Avşar, Kılıçdaroğlu'nun kurultay süreciyle ilgili tavrına da değindi. Kılıçdaroğlu'nun uygun zamanda kurultayı gerçekleştireceğini ancak 40 veya 45 gün gibi bir dayatmayı kabul etmediğini aktaran Avşar, şunları kaydetti: "Kemal Kılıçdaroğlu bir arınma kavramını kullandı. Ahlaki olarak temizlik, ahlaki üstünlükten bahsetti. Bu kavramları yerli yerine oturtmak anlamına gelecek çalışmalar başladığı zaman da, bugün bir kısmı delege sıfatı taşıyan, bir kısmı yönetici olan kişilerin partiyle yolları ayrılacak. Esas paniğe neden olanın da Özgür Özel ve ekibinde bu kısım olduğunu zannediyorum. Çünkü Kemal Kılıçdaroğlu bu yolsuzluk ve yozlaşmayla malul olan isimleri hiçbir şekilde partide istemediğini defalarca söyledi."

"YENİ BİR PARTİ KURACAKLAR"

Özgür Özel ve yönetiminin önündeki seçenekleri değerlendiren Avşar, partiden ayrılma ihtimalinin yüksekliğine işaret etti. Özel cephesinin mevcut yönetimle yollarını ayırarak yeni bir siyasi oluşuma gidebileceğini belirten Avşar, "Özgür Özel açısından ya Cumhuriyet Halk Partisi'nde tekrar iktidarı sağlayacak ya da yeni bir parti kurmak suretiyle tabanı da oraya taşıyarak iç iktidarlarını bir kez daha sürdürme başarısını gösterecekler. O yeni partiye geçmeden evvel de vuruşarak çekilmek gibi bir hedefleri var. Buraya ne kadar çok zarar verirlerse, burayı ne kadar güçsüz hale getirirlerse, kendileriyle birlikte hareket edecekleri o kadar çoğaltacaklarını düşünüyorlar." diye konuştu. Avşar ayrıca, parti içinde üçüncü bir grubun da bulunduğunu, bu grubun her iki tarafın yıpranmasını bekleyerek partiyi ele geçirme planları yaptığını sözlerine ekledi.

Yorumlar 0 Yorum Var
'de daha fazlasını keşfet
Fragmanlar Dünya Sağlık Spor Yemek