Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Dirençli Şehirler Programı'nda yaptığı konuşmada, iklim krizine karşı küresel eylem çağrısında bulundu. Kurum, COP31 için 10 başlıkta somut hedefler belirlediklerini açıkladı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Dirençli Şehirler Programı'nda küresel iklim krizine ve Türkiye'nin eylem planlarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. İklim değişikliğinin bölgesel değil evrensel bir sorun olduğuna dikkat çeken Bakan Kurum, "Afrika'nın finansa erişim sorununu, Pasifik ada devletlerinin varoluşsal kaygılarını, Asya'nın hızla büyüyen şehirlerini, Avrupa'nın iklim uyum ihtiyaçlarını yine aynı sorumluluk duygusuyla ele alıyoruz." dedi.
"ATMOSFERİN PASAPORTU YOK"
Doğal afetlerin ve iklim krizinin sınır tanımayan etkilerini vurgulayan Kurum, "Çünkü değerli misafirler, atmosferin pasaportu yok. Kuraklık sınır kapısında maalesef durmuyor. Sel herhangi bir ülkeyi seçip ayırmıyor." diye konuştu.
Bugüne kadar iklim uyumu ve finansman konusunda küresel çapta verilen birçok taahhüdün yerine getirilmediğini anlatan Bakan Kurum, şunları kaydetti:
"Antalya'da verilen sözlerin sahada karşılık bulduğu bir uygulama COP'u gerçekleştirmek için emin olun çok çalışıyoruz. Bugüne kadar finansmandan iklim uyuma, adaptasyona birçok söz verilmiş, birçok taahhüt verilmiş. Ama bugün geldiğimiz noktada bu taahhütlerin maalesef gerçekleşmediğini görüyoruz. Gerçekleşse de verimliliğin esas alınmadığını da görüyoruz. Zaten kıt kanaat kaynaklar var, 'Bu kaynakları verimli projelere harcadık mı?' sorusu da karşımıza çıkıyor."
"TAAHHÜTTEN UYGULAMAYA GEÇECEĞİZ"
COP31 eylem gündemini insanlığın açık yaralarına merhem olacağına inandıkları 10 başlık üzerinde belirlediklerini belirten Kurum, "Temiz enerji dönüşümünden yeşil sanayileşmeye, sıfır atıktan gıda güvenliğine, iklim uygulama köprüsünden dirençli şehirlere, gençlikten okyanuslara uzanan 10 başlık belirledik ve hepsine ilişkin de somut, ölçülebilir hedefler ortaya koyduk." ifadelerini kullandı.
Birleşmiş Milletler üyesi devletlerin bu somut hedef yaklaşımına çok alışık olmadığını ifade eden Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biz artık taahhütten uygulamaya geçeceğiz, somut sonuçlar üreteceğiz dediğimizde bunun karşılığını da vermek durumundaydık. Hedefimiz çok açık ve net. Her şart altında, her zorluk altında çalışan çözümleri büyüteceğiz. Taahhüdü projeye, projeyi yatırıma, yatırımı da insanlığa ulaştıracağız. Bizim asli vazifemiz bu. Antalya'da dünyanın birbirine ne anlatılacağını konuşmakla yetinmeyeceğiz, dünyanın birlikte ne yapacağını da bir insanlık borcu olarak ortaya koyacağız."