Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta 12 yaşındaki Filistinli İbrahim Ebu Şab, İsrail saldırılarının ardından kalan savaş kalıntısının patlaması sonucu görme yetisini tamamen kaybetti.
İbrahim, yeni eğitim yılında arkadaşlarının okula gidişini dahi izleyemeden, bir gün yeniden görebilmenin ve kalemini kendi elleriyle tutabilmenin hayalini kuruyor.
Patlamada ağır yaralanan İbrahim, yaklaşık 8 gün yoğun bakımda kaldı. Bilincini yeniden kazandığında ise artık göremiyordu.
"ÇOK GÜZEL YEŞİL GÖZLERİ VARDI"
Şarapnel parçaları iki gözünde ağır hasara yol açan İbrahim'in sağ elindeki 3 parmağı ile elinin bir bölümü ampute edildi. Bacaklarında üçüncü derece yanıklar oluşurken akciğerlerinin yakınında, kalp kasında, omzunda, boynunda ve vücudunun farklı noktalarında şarapnel parçaları kaldı.
Ailesinin "çok güzel yeşil gözleri vardı" diye anlattığı İbrahim, artık çevresini göremiyor ve günlük ihtiyaçlarının büyük bölümünde annesi Sümeyye Fuad Ebu Şab'ın yardımına ihtiyaç duyuyor.
"ÇOCUKLARIN EN GÜZELLERİNDEN, EN ÇALIŞKANLARINDAN BİRİYDİ"
İbrahim'in annesi Sümeyye Fuad Ebu Şab, oğlunun patlamadan önce diğer çocuklar gibi okula gittiğini, arkadaşlarıyla dışarı çıktığını ve günlük ihtiyaçlarını kendi başına karşılayabildiğini anlattı.
"O, Gazze'deki ve dünyanın geri kalanındaki çocuklar gibi sıradan bir çocuktu. Okula gider, dışarı çıkar, işlerini kendi başına hallederdi. Çocukların en güzellerinden, en çalışkanlarından biriydi." diyen Ebu Şab, 16 Şubat'ta duydukları patlamanın ardından oğlunun yaralandığını öğrendiklerini söyledi.
Hastaneye gittiklerinde gördükleri manzara karşısında büyük şok yaşadıklarını belirten Ebu Şab, oğlunun yaklaşık 8 gün yoğun bakımda bilinci kapalı şekilde kaldığını aktardı.
Anne Ebu Şab, oğlunun görme yetisini kaybettiğini öğrendikleri anı, "Bir süre sonra doktorun söyledikleriyle bir kez daha büyük bir şok yaşadık. İbrahim'in görme yetisini kaybettiğini öğrendik. Bu bizim için çok ağırdı. Artık hiçbir şeyi göremiyordu." sözleriyle anlattı.
Oğlunun gözlerindeki hasarın yanı sıra sağ elindeki 3 parmağını ve elinin bir bölümünü kaybettiğini, vücudunda ağır yanıklar ve şarapnel yaraları bulunduğunu aktaran Ebu Şab, İbrahim'in uzun süre hastanede tedavi gördüğünü ancak Gazze'deki imkanların ihtiyaç duyduğu tedaviyi karşılamaya yetmediğini ifade etti.
İbrahim'in artık günlük hayatını tek başına sürdüremediğini söyleyen anne Ebu Şab, "İbrahim tuvalete gitmekten hastaneye gitmeye, su içmekten yemek yemeye kadar her konuda tamamen bana bağımlı hale geldi. Görme yetisini tamamen kaybettiği için her konuda yanında olmak zorundayım." dedi.
Sürekli evde kalmasının oğlunu psikolojik olarak da yıprattığını dile getiren Ebu Şab, "Çok sıkıldı, çok bunaldı. İbrahim psikolojik olarak da çok yıprandı. Ciddi anlamda psikolojik desteğe ihtiyacı var." diye konuştu.
Bir zamanlar dünyayı gördüğü yeşil gözlerinin yeniden görebilmesinin en büyük dileği olduğunu belirten anne Ebu Şab, "Hayalim oğlum İbrahim'i yeniden eskisi gibi görmek. Görme yetisi geri gelsin, yeniden görsün istiyorum. Okuluna dönsün, normal hayatını yaşasın. Eskiden yaptığı gibi camiye gidip Kur'an ezberlesin. Dışarı çıksın, dünyayı görsün, arkadaşlarıyla yürüsün istiyorum." ifadelerini kullandı.
"BÜTÜN ARKADAŞLARIM OKULA GİDİYOR AMA BEN GİDEMİYORUM"
Annesinin ardından yaşadıklarını anlatan İbrahim ise patlama anına ilişkin, "Arkadaşlarımla oynuyordum. Bir anda patlama oldu. Sonrasını hatırlamıyorum. 8 gün sonra uyandım, ailem yanımdaydı. Onlara neden göremediğimi soruyordum." dedi.
Yeni eğitim yılının başlamasıyla arkadaşlarının yeniden sıralarına döndüğünü ancak kendisinin evde kaldığını anlatan İbrahim, "Bugün yeni eğitim yılı başladı. Bütün arkadaşlarım okula gidiyor ama ben gidemiyorum. Görme yetimi kaybettim, elimde amputasyon var. Kalemi tutamıyorum, tahtayı ya da defteri göremiyorum." diye konuştu.
Diğer çocuklar gibi yaşayabilmek istediğini vurgulayan İbrahim, "Benim de dışarı çıkmaya, okula gitmeye, okumaya ve kalemi kendi elimle tutmaya hakkım var. Ben de bir çocuğum. Benim de oynamaya ve hayatımı yaşamaya hakkım var." ifadelerini kullandı.
İbrahim, en büyük hayalini ise, "Görme yetimin geri gelmesini istiyorum. Yeniden görmek, arkadaşlarımla dışarı çıkmak, okula gitmek, okumak ve kalemi elimle düzgünce tutabilmek istiyorum." sözleriyle anlattı.