Gaziantep'te yaşayan Güllü Yavuz (45), 25 yıl önce veresiye aldığı dikiş makinesiyle kendi işini kurdu. Yavuz, çırak olarak başladığı terzilik mesleğiyle geçimini sağlıyor.

Şehitkamil ilçesinde yaşayan 9 çocuklu bir ailenin en büyük çocuğu olarak dünyaya gelen Güllü Yavuz, ilkokuldan mezun olduktan sonra maddi zorluklar yaşayan ailesine destek olmak için terzi çıraklığı yapmaya başladı. 

Mesleğin tüm inceliklerini öğrenen ve kısa sürede meslekte kendini geliştiren Yavuz, 15 yaşındayken geçtiği makinenin başında önce kalfa ve ardından usta olarak çalıştı. 

2001 yılında komşusundan emanet aldığı dikiş makinesiyle evde kardeşleri ve komşularının ihtiyaç duyduğu kıyafetleri dikmeye başladı.

VERESİYETLE DİKİŞ MAKİNESİ SATIN ALDI 

Kıyafet onarımı ve daraltma gibi işlemleri yaparak geçimini sağlayan Yavuz, daha sonra kendi iş yerini açmaya karar verdi.

Şahinbey ilçesinin Gaziler Caddesi’nde yer alan Kapalı Çarşı’da 15 metrekarelik bir dükkan kiralayan Yavuz, terzi makineleri satan bir iş yerinden veresiye 2 dikiş makinesi satın aldı.

Çevresindekiler, tek olan Yavuz’u, "Kadınsın yapamazsın, tek başına iş yeri çalıştıramazsın." diyerek vazgeçirmeye çalıştı.

2 YILDA TÜM BORÇLARINI ÖDEDİ 

Açtığı iş yerinde seccade, pike ve yatak takımı ile hurç gibi çeyiz ürünleri diken Yavuz, 2 yılda veresiye aldığı makineler ile diğer tüm borçlarını ödedi.

Kazandığı parayla geçimini sağlamaya başlayan ve ailesinin ekonomisine de katkı sağlayan Yavuz, mütevazı atölyesinde günde ortalama 10 saat çalışarak 25 yıldır müşterilerine hizmet ediyor.

MESLEĞE 12 YAŞINDA BAŞLADI 

Kendi imkanlarıyla kurduğu iş yerinde mesleğini sürdüren Yavuz, azmi ve çalışkanlığıyla birçok kadına örnek oluyor.

İş yerini büyüterek atölye kurmak ve kadınlara iş imkanı sağlamak isteyen Yavuz, maddi zorluklar yaşadığı dönemlerden kendi ayağının üzerinde durabildiği konuma gelmenin mutluluğunu yaşıyor.

Kendi iş yerini açmaya karar verdiğinde hiç parasının olmadığını ve kimseden de bir destek almadığını belirten Yavuz, "Ben mesleğe başladığımda 12 yaşındaydım, fakir bir ailedeydik, kıyafet alacak paramız bile yoktu. Ya elimden gelse dikerdim, kardeşlerime kıyafet dikerdim, 9 kardeşim vardı ve en büyükler olduğum için onlara ben bakardım. Komşumuz terzi olduğu için yanına gittim ve ilk dikimimi yaptığımda kardeşlerime kilolu kumaş aldım, parça kumaşları birleştirip, kardeşlerime şalvar, kıyafet diktim. Onların sevinci zaten bana yetti ve benim başarıma sebebim onlar oldu. Her zaman önceliğim hep kardeşlerim ve ailem oldu. Onlar düşünerek bu seviyeye geldim diyebilirim. Onlara yararlı olmak için çabaladım. Allah'a hamdolsun eskiler geride kaldı ama şu an çok iyiyiz." dedi.

"YAPAMAZSIN" DEDİLER 

İş yerini ilk açtığında çevresinden "Kadınsın, bu işi yapamazsın" diye tepkiler aldığını ancak 25 yıldır mesleğini yürüttüğünü ifade eden Yavuz, "Umduğumdan daha iyi oldu ve ilk yaptığım iş de çok güzel oldu. Bugün başardım. Biraz zorluklar da oldu ama bayağı bir başardım. Geldiğim bu seviyeye ben bile inanamadım, sonra işimi büyüttüm ve Gaziler Caddesi’ndeki Kapalı Çarşı'ya geldim. Burada da işlerim güzel gitti. Allah'ın izniyle daha büyük hedeflerim var." ifadelerini kullandı.

"HİÇ PARAM YOK DEDİM"

İlk iş yerini açtığında makinesinin bile olmadığını anlatan Yavuz, "Komşunun makinesini alarak şalvar dikmeye başladım. Ondan sonra gittim, makine satışı yapan bir iş yerinin camının önünde durdum ve iş yeri sahibi beni çağırdı, ‘makineye ne bakıyorsun’ dedi. ‘Ağabey çok sevdiğim bir makine ama hiç param yok’ dedim. Allah razı olsun bana, ‘Al makineyi götür’ dedi. Makineyi götürdüm, parasını da zamanla ödedim. Onun sayesinde yükseldim diyebilirim. İyilik boşa gitmezmiş, Allah kendisinde razı olsun." şeklinde konuştu.

Yorumlar 0 Yorum Var