Almanya Başbakanı Friedrich Merz, hukuka ve kurallara dayalı uluslararası düzenin, en iyi dönemlerinde ne kadar kusurlu olsa da artık bu haliyle bile mevcut olmadığını söyledi.

Merz, 62. Münih Güvenlik Konferansı'nın açılışında yaptığı konuşmada, konferansın sloganının "Yıkım sürecinde" olduğuna işaret ederek, bu sloganla hukuka ve kurallara dayanan uluslararası düzenin yok olmak üzere olduğunun ifade edilmek istendiğini belirtti.

Bunu biraz daha açık şekilde ifade etmek gerektiğini aktaran Merz, "Bu düzen, en iyi dönemlerinde ne kadar kusurlu olsa da artık bu haliyle bile mevcut değil." dedi.

Avrupa'nın egemenliğinin yeni döneme verebilecek en iyi yanıt olduğunu ifade eden Merz, Avrupa’nın kendi güvenlik politikası stratejisiyle dünya siyasetinde önemli bir aktör haline gelmesi gerektiğini savundu.

'AVRUPA İLE ABD ARASINDA DERİN BİR UÇURUM AÇILDI'

Başbakan Merz, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Avrupa'nın nükleer caydırıcılığı konusunda ilk görüşmeleri yaptığını ifade ederek, Avrupa'da farklı güvenlik bölgeleri oluşmasına izin vermeyeceklerini kaydetti.

Yeni bir transatlantik ortaklık kurmak istediklerini ifade eden Merz, "Avrupa ile ABD arasında çatlak, derin bir uçurum açıldı." dedi.

Gümrük vergilerine ve korumacılığa değil, serbest ticarete inandıklarını vurgulayan Merz, iklim anlaşmalarına ve Dünya Sağlık Örgütüne bağlı kalacaklarını, küresel sorunların birlikte çözülebileceğini belirtti.

Merz, Avrupalıların NATO'nun üzerinde kurulu olduğu güvenin ne kadar kıymetli olduğunu bildiğini dile getirerek, "Büyük güçler çağında ABD’de de bu güvene ihtiyaç duyacak. Tek başına hareket ettiklerinde onlar da kendi güçlerinin sınırına geleceklerdir." dedi.

ABD'ye transatlantik ortaklığa güveninin onarılması ve canlandırması çağrısında bulunan Merz, Avrupalıların bu konuda üzerine düşeni yaptığını savundu.

'TÜRKİYE KİLİT ROL OYNAYACAK'

Önemli konularda ortak noktaları olan başka ortaklarla ilişkileri geliştireceklerini söyleyen Merz, bunun bağımlılıkları ve riskleri azalttığını, aynı zamanda her iki taraf için de fırsatlar açtığını ve özgürlüğü koruduğunu anlattı.

"Kanada ve Japonya, Türkiye, Hindistan ve Brezilya burada kilit rol oynayacaklar. Güney Afrika, Körfez ülkeleri ve diğerleri de" diyen Merz, bu ülkelerle karşılıklı saygı ve uzun süreli daha yakın ilişkiler kurmak istediklerini belirtti.

Anlaşmalara güvenilen, küresel sorunları birlikte çözebilen ve her şeyden önce çatışmaları barışçıl yollarla çözebilen bir siyasi düzene ilgi duyduklarını aktaran Merz, "Almanlar olarak, sadece gücün önemli olduğu bir dünyanın karanlık bir yer olduğunu biliyoruz." ifadesini kullandı.

Büyük güçlerin hakim olduğu bu çağda, özgürlüğün kolayca elde edilemeyeceğini anladıklarını dile getiren Merz, "Bu (özgürlük) tehlikede. Bu özgürlüğü korumak için kararlılık ve irade gerekecek. Bu da bizden değişime, dönüşüme ve hatta fedakarlıklara hazır olmayı gerektirecek." ifadelerini kullandı.

Avrupa'da büyük güç politikasının Almanya için bir seçenek olmadığını belirten Merz, "Ortaklığa dayalı liderliğe evet, hegemonya hayallerine hayır. Biz Almanlar bir daha asla yalnız hareket etmeyeceğiz. Bu tarihimizden aldığımız kalıcı bir ders. Özgürlüğümüzü komşularımızla savunacağız." diye konuştu.

NATO içindeki Avrupa ayağının güçlendirilmesinin öncelikli konu olduğunu söyleyen Merz, yoğun şekilde caydırıcılığa yatırım yaptıklarını, Alman ordusunu hızlı şekilde Avrupa'nın en güçlü konvansiyonel ordusu yapmak istediklerini yineledi.

Başbakan Merz, dayanıklı tedarik zincirleri oluşturacaklarını, ham maddelere, kilit ürünlere ve teknolojilere tek taraflı bağımlılığı ortadan kaldıracaklarını belirterek, şöyle konuştu:

"Özgürlükçü demokratik düzenimizi iç ve dış düşmanlara karşı koruyoruz. Diğer önlemlerin yanı sıra istihbarat servislerimizi de güçlendireceğiz. Bu yeni dünyada rekabet politikası güvenlik politikasıdır ve güvenlik politikası rekabet politikasıdır. Her ikisi de özgürlüğümüze hizmet eder."

Yorumlar 0 Yorum Var