Emine Erdoğan, Afyonkarahisar'da düzenlenen gastrodiplomasi programına gönderdiği video mesajda Türk mutfağının kültürel gücüne vurgu yaptı. Erdoğan, atıksız ve sürdürülebilir mutfak kültürümüzün küresel sorunlara çözüm sunduğunu belirtti.
Emine Erdoğan, Afyonkarahisar'da gerçekleştirilen gastrodiplomasi programında bir video mesaj paylaştı. Emine Erdoğan: "Bu yıl beşincisini kutladığımız Türk Mutfağı Haftası'nı 'Bir Sofradan Miras' temasıyla idrak ediyoruz. Çünkü Türk mutfağı, tarihin en eski arşivlerinden biri, engin bir kültür deryası ve medeniyet hafızasıdır. Kapısı Türkistan'dan açılan bu büyük miras, Anadolu'da kök salmış, asırlar boyunca Osmanlı coğrafyasının her bir köşesine yayılmıştır. Bu tarihsel yolculukta farklı kültürler birbirine temas etmiş, birbirinden beslenmiş ve katman katman derinleşen eşsiz bir gastronomi mirasına dönüşmüştür.
"KÜLTÜRLERARASI DİYALOĞU GÜÇLENDİREN BİR MEDENİYET DİLİ"
Kaynayan tencereler, yemekle birlikte kültürlerarası diyaloğu güçlendiren bir medeniyet dili de üretmiştir. Farklı dinlerden, dillerden ve kimliklerden insanlar; Anadolu'nun barış coğrafyasında kapı komşusu olmuş; sofralar sevgi, saygı ve hürmetin mekanları olmuştur. Böylece kardeşlik ruhu, Anadolu'da adeta beşinci bir mevsim olarak yaşanmıştır.
"TÜRK MUTFAĞI BİR MEDENİYET OKULUDUR"
İlk ekmeğin piştiği, zeytinin işlendiği, üzümün pekmeze dönüştüğü bu kadim topraklarda; insan odaklı bir medeniyet tasavvuru asırlardır sofraya taşınıyor. Bu yönüyle Türk mutfağı bir medeniyet okuludur. Kurduğumuz her sofrada inancımız, kültürel kodlarımız, aile değerlerimiz ve insanlığa duyduğumuz derin muhabbet de yerini alır. Ne mutlu ki soframız, bugün geleneklerimizin yeni nesillere aktarıldığı yaşayan bir miras alanı olmayı sürdürüyor. Sofralarımızın başköşesi hala misafirlerimiz için ayrılırken, Anadolu'nun kapıları Tanrı misafirlerine ardına kadar açılmaya devam ediyor.
"İMECE KÜLTÜRÜMÜZ İNSANLIĞA HEDİYEDİR"
Doğumda, düğünde, cenazede komşular bir araya geliyor, sorumlulukları paylaşıyor. Hayatın yükleri, insanların bu güçlü dayanışmasıyla kuş tüyü gibi hafifliyor. Tören yemekleri, kışlık yiyecekler ve Ramazan hazırlıkları halen imece usulüyle yapılıyor. Böylece birbirine sıkı sıkı bağlarla bağlı bir toplum olmanın en güzel örnekleri sergileniyor. Gönüller gönüllere ekleniyor, ortaya muhteşem bir insanlık zinciri çıkıyor. İşte bu sebeple imece kültürümüz, Anadolu'nun insanlığa en dikkatli hediyelerinden biridir.
"GELECEĞİ DE İLGİLENDİREN BİR MİRASTIR"
Bu anlamda Türk mutfağı sadece lezzet sunmaz; anlam, kültür, aidiyet ve değer üretir. Tam da bu nedenle Türk mutfağı sadece geçmişi değil, geleceği de ilgilendiren bir mirastır. Bugün iklim değişikliği, küresel açlık ve yerel kimliklerin kaybolması gibi, doğrudan geleceğimizi tehdit eden birçok sınamayla karşı karşıyayız. İşte bu noktada Türk mutfağı; sağlıklı reçeteleri, atıksız, israfsız, sürdürülebilir ve çevre dostu üretim teknikleriyle birçok çözüm sunuyor, umut üretiyor. İrfan dolu sofralarıyla, binlerce yıllık insanlık tecrübesiyle ön yargıları yıkıyor ve barış kültürü tesis ediyor.
"ANADOLU'NUN RUHU DÜNYANIN HER BİR YANINA ULAŞSIN"
Bu miras hepimizin en kıymetli hazinesidir. Temennim odur ki Türk mutfağı lezzetleriyle olduğu kadar sunduğu hikmet ve insani değerleriyle de keşfedilsin. Anadolu'nun ruhu dünyanın her bir yanına ulaşsın. Türk gastronomisinin kadim hazineleri insanlığa sağlık, huzur ve bereket getirsin.
Türk Mutfağı Haftası kutlu olsun."