Batı Şeria'da İsrailli yerleşimci teröristlerin şiddeti tırmanıyor. CBC News'in haberine göre, radikal gruplar Filistin topraklarını gasbetmek için koyun sürülerini kullanırken, bölge halkını göçe zorlamak amacıyla silahlı saldırılar düzenliyor.
İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırı başlattığı Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ile Doğu Kudüs'te Filistinlilere yönelik baskın ve saldırılarda ciddi bir artış yaşanıyor. Katil İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsrailli teröristlerin saldırılarında bugüne kadar 1209 Filistinli şehit oldu, yaklaşık 13 bin 350 kişi yaralandı ve 24 bin 600'den fazla kişi gözaltına alındı. Bölgedeki gerilimi mercek altına alan Kanada merkezli CBC News kanalının 60 Minutes programı işgal altındaki Batı Şeria'ya giderek, İsrailli yerleşimci teröristlerin Filistinlileri topraklarından sürmek için başvurduğu yeni yöntemleri ve artan şiddet olaylarını belgeledi.
200'Ü AŞKIN YENİ KOYUN ÇİFTLİKLERİ KURULDU
Habere göre, Batı Şeria'da son yıllarda sayıları 200'ü bulan yeni koyun çiftlikleri kuruldu. Bu çiftlikler, Filistin köylerini kuşatmak ve arazilere el koymak için stratejik bir araç olarak kullanılıyor. Çiftlik kurucularından Mordehai Minster, bu stratejiyi açıkça savunarak, "Koyunlarınız olduğunda herkes anlar. Bu, bizim de onların da anladığı bir dil ve sınırı çizmenin bir yolu. Koyunlarımı otlattığım yere koyunlarınızı getiremezsiniz, bir şey ekemezsiniz ve inşaat yapamazsınız" ifadelerini kullandı.
Koyun sürülerinin Batı Şeria'nın yüzde 20'sini ele geçirdiği belirtilen haberde, Filistinli çobanların kendi arazilerinden zorla çıkarıldığı vurgulandı. Burq Belediye Başkanı Sayel Kanan, yerleşimci teröristlerin arazileri koyunlarıyla gasbettiğini belirtirken, Al-Mughayyir köyünden öğretmen Waheed Marsouq, "Kapıları açıp koyunları evin etrafındaki ağaçları yemeleri için içeri sokuyorlar" dedi.
"SİLAHLI BİRİ KUZENİMİ BAŞINDAN VURDU"
Şiddet olaylarının arkasında genellikle Tepe Gençliği olarak bilinen "radikal genç" (Yerleşimci teröristler) çobanların olduğu ifade ediliyor. Jannatah köyü sakinlerinden Hassan Faraj, 26 Mart'ta arazilerine giren teröristlerin çadır kurarak her şeyin sahibi gibi davrandıklarını anlattı. Arazilerine girmeye çalıştıklarında saldırıya uğradıklarını belirten Faraj, "Saniyeler içinde küçük gruplar halinde sopalar ve taşlarla bize saldırmaya başladılar. Göz yaşartıcı gazları vardı ve üçü silahlıydı. Silahlı olanlardan biri ateş etmeye başladı ve kuzenimi başından vurdu. Bununla da kalmayıp amcamı ve ölen oğlunu sopalarla darbettiler" diyerek yaşadıkları dehşeti aktardı.
CBC News ekibinin çekimleri sırasında da terörist gençlerin Filistinlilere saldırdığı ve araya giren İbrahim'in Oğulları adlı Yahudi aktivist grubunun canlı kalkan olmaya çalıştığı kameralara yansıdı. Aktivistlerden Roie, yaşananların münferit olaylar olmadığını vurgulayarak, "İnsanlar buna "yerleşimci" şiddeti diyor. Ben buna katılmıyorum. Bu bir devlet şiddetidir. Ortada bir hükümet şiddeti var" değerlendirmesinde bulundu. Haberde, İsrail ordusunun önceliğinin yerleşimciler (teröristler) olduğu ve hükümetin bu çiftlikleri genişletmek, silahlandırmak ve araç sağlamak için on milyonlarca dolar harcadığı bilgisine yer verildi.
ABD'Yİ KAYBETMEK VAROLUŞSAL BİR TEHDİT DEĞİL
ABD'de yaklaşan seçimler ve Demokratların işgal altındaki Batı Şeria'daki saldırılar nedeniyle İsrail'e askeri yardımı sınırlama tehdidi de haberde ele alındı. Muhabir Lesley Stahl'ın, yaşananların ABD'nin askeri yardımını kaybetmeye yol açıp açmayacağı yönündeki sorusuna terörist Mordehai Minster dikkat çekici bir cevap verdi.
Minster, ABD'nin tepkisi nedeniyle geri adım atmayı düşünmediğini belirterek, "Amerika'nın bize, bizim de Amerika'ya sırt çevirmemizden rahatsızım. Bunu bir dostluğu kaybetmek olarak görüyorum. Ancak bunu varoluşsal bir tehdit olarak görmüyorum. İsrail başka müttefikler bulacaktır" dedi.
Haberde ayrıca, yerleşimci terörist şiddeti ve giderek yayılan koyun sürüleri nedeniyle bugüne kadar 100'den fazla Filistin topluluğunun yerinden edildiği veya haritadan silindiği bilgisi aktarıldı.